Şehir hayatının stresi ve sürekli değişen gündem hepimizi yoruyor. Modern tıp artık reçetelere sadece ilaçları değil, sanatsal aktiviteleri de yazmaya başladı. Psikiyatristler sanatın beyin kimyamızı değiştirerek bizi nasıl daha mutlu ve dirençli kıldığını anlatıyor.
Dopamin artıyor stres azalıyor
Sanatla uğraşmak beynimizdeki ödül merkezini doğrudan tetikliyor. Bir enstrüman çalmak veya resim yapmak dopamin oranını yüzde 15 artırıyor. Bu oran sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde aldığınız hazla aynı seviyede. Aynı zamanda stres hormonu olan kortizolü düşürerek vücudun gevşemesini sağlıyor. Şehirlerde estetikten uzak, köşeli binalar yerine sanatsal dokuların artması da toplumsal huzuru doğrudan destekliyor.
Gençler için sanat bir kalkan
Ergenlik döneminde sanatla vakit geçirmek gelecekteki ruh sağlığımızı belirliyor. Araştırmalar çocukluğunda ve gençliğinde sanatla ilgilenen bireylerin 30’lu yaşlarda depresyona girme ihtimalinin yüzde 45 oranında düştüğünü gösteriyor. Sanat, travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar için de güvenli bir ifade alanı sunuyor. Uzmanlar okulların ve ailelerin rutinlerine müze gezilerini veya sanatsal hobileri eklemesinin bir tercih değil, bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Peki, sen bugün ruhuna iyi gelecek bir sanat aktivitesine vakit ayırdın mı?