Sakarya’da yaşayan 38 yaşındaki Yunus Uray, 1997 yılından beri gönül verdiği neyzenlik tutkusunu bir adım öteye taşıdı. 2014 yılında ney yapımına başlayan Uray, bugün kendi atölyesinde hem bu kadim enstrümanı üretiyor hem de genç öğrencilere zanaatın inceliklerini öğretiyor. 12 bin yıllık geçmişe sahip bu sesi, modern fabrikasyon süreçlere kurban etmeden, tamamen el emeğiyle yaşatıyor.
Neyin ruhunu atölye tozunda arıyor
Uray, ney yapımının sadece teknik bir işlemden ibaret olmadığını vurguluyor. Ona göre bu zanaat, kamışın tozunu yutmadan ve atölyenin havasını solumadan öğrenilemiyor. Hafta sonları kapısını meraklı öğrencilerine açan Usta, tecrübelerini yeni nesillere aktararak geleneğin devamlılığını sağlıyor. "Dört yıl boyunca kimseye ney yapıyorum diyemedim, çünkü bu iş sadece delik delmekten ibaret değil" diyerek zanaatin derinliğine dikkat çekiyor.
Standart üretim bu enstrümanın doğasına aykırı
Her kamışın çapı ve et kalınlığı birbirinden farklı olduğu için ney yapımında seri üretim mümkün değil. Uray, yılda ortalama 150 ile 200 arasında ney üretiyor ve her bir parçanın kendine has bir karakteri olduğunu belirtiyor. İyi bir ney yapımcısı olmak için öncelikle iyi bir ney üfleyicisi olmak gerektiğini hatırlatan Usta, hatalı veya eksik üretimin enstrümanın akordunu bozacağını ifade ediyor. Kimi zaman bir ay boyunca üretim yapmadığı, kimi zaman ise 20 neyi birden tamamladığı bu süreç, sabır isteyen bir yolculuk olarak devam ediyor.