Samsun’un Atakum ilçesinde 6 Haziran günü yaşanan ve 12 yaşındaki Güneş Uçak’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trafik kazası, yargı sürecinin ardından yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Atatürk Bulvarı üzerinde bisikletiyle karşıdan karşıya geçmeye çalışırken Mustafa Furkan K. yönetimindeki 55 AGZ 876 plakalı otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan ve dört günlük yaşam mücadelesini kaybeden küçük Güneş’in ölümüyle ilgili dava, Samsun 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde karara bağlandı. Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Furkan K. hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmederken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Bu karar, evlatlarını kaybeden Uçak ailesi için adaletin yerini bulmadığı yönünde derin bir hayal kırıklığı yarattı.

Bilirkişi raporu kazanın seyrini değiştirdi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kazanın oluşumuna dair teknik detaylar bilirkişi raporuyla ortaya konuldu. Raporda, Güneş Uçak’ın kırmızı ışık yandığı sırada yaya geçidini bisikletle kullanmasının Karayolları Trafik Kanunu’na aykırı olduğu ve bu nedenle asli kusurlu bulunduğu belirtildi. Otomobil sürücüsü Mustafa Furkan K.’nin ise yaya geçidine yaklaşırken kavşak kurallarına riayet etmemesi sebebiyle tali kusurlu olduğu kaydedildi. Mahkeme sürecinde savunma yapan tıp fakültesi öğrencisi Mustafa Furkan K., kazayı önlemek için elinden geleni yaptığını iddia ederek, Güneş’i gördüğü anda frene bastığını ve manevra yaptığını öne sürdü. Sanık, diğer araçların durmasının sebebinin Güneş’i görmeleri olduğunu belirterek, kendisinin de fark etmesi durumunda mutlaka duracağını savundu.

Anne Uçak: Adalet arayışımız bitmeyecek
Karar duruşmasının ardından adliye önünde açıklamalarda bulunan anne Sevilay Topaloğlu Uçak, verilen cezayı kabul etmediklerini vurguladı. Güneş’in henüz 12 yaşında bir çocuk olduğunu ve sadece bisikletiyle yaya geçidinde bulunduğunu hatırlatan anne, sürücülerin kavşaklarda çok daha dikkatli ve yavaş olması gerektiğini belirtti. Anne Uçak, sanığın hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesinin vicdanları yaraladığını ifade ederek, bu kararın sadece kendi çocukları için değil, benzer kazalarda hayatını kaybeden tüm çocuklar için bir adalet arayışı olduğunu dile getirdi. Aile, hukuk mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını ve Güneş’in anısını yaşatmak için çabalamaya devam edeceklerini belirtti.

Bilinçli taksir tartışması ve vicdan vurgusu
Davada aileyi temsil eden avukat Umut Alkaş, kazanın yaşandığı dönemin Atakum’un en yoğun olduğu yaz aylarına denk geldiğini belirterek, sürücünün bu durumu öngörmesi gerektiğini savundu. Avukat Alkaş, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğini ve daha düşük bir hızla seyretmesi durumunda Güneş’in bugün hayatta olabileceğini vurgulayarak caydırıcı bir ceza talep etti. Aile adına konuşan Dilara Taşdelen ise kanunların açık olduğunu ancak sürücünün vicdanının kapalı olduğunu belirterek, 12 yaşındaki bir çocuğun hayallerinin kurallara uyulmaması nedeniyle yarım bırakıldığını ifade etti. Mahkemenin hükmün açıklanmasını geri bırakma kararı, kamuoyunda trafik kazalarında çocukların korunması ve sürücü sorumluluğu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.




