Samsun'da ağız ve diş sağlığı alanında çalışmalarını sürdüren Medicana International Samsun Hastanesi hekimlerinden Diş Tabibi Osman Kılıç, özellikle ileri yaş grubundaki hastaların en büyük endişelerinden biri olan çene kemiği erimesi ve implant tedavisi arasındaki ilişkiye dair kritik bilgiler paylaştı. Birçok hastanın kemik erimesi nedeniyle implant yaptırmaktan vazgeçtiğini ifade eden Kılıç, güncel tedavi yöntemlerinin bu durumu tamamen değiştirdiğini vurguladı. Uzun süreli dişsizlik veya yaşa bağlı olarak gelişen kemik kayıplarının, artık uygun cerrahi müdahalelerle telafi edilebildiğini belirten uzman hekim, hastaların umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini ifade etti.
Kemik augmentasyonu ile yeniden yapılandırma
Çene kemiğindeki erimenin implant uygulamasına engel teşkil edip etmediği sorusunun, kliniğe başvuran hastalar tarafından sıklıkla dile getirildiğini belirten Dt. Osman Kılıç, bu durumun çoğu vakada kemik augmentasyonu yani kemik artırma teknikleriyle çözülebileceğini açıkladı. Özellikle üst çenenin arka bölgelerinde yaşanan kemik yetersizliklerinde sinüs yükseltme gibi ileri cerrahi yöntemlerin devreye girdiğini belirten Kılıç, bu tekniklerle bölgede yeniden kemik dokusu oluşturulabildiğini ifade etti. Bazı durumlarda kemik tozu uygulaması yapılarak 4 ile 6 ay arasında değişen bir bekleme süreciyle yeterli kemik hacmine ulaşıldığını, ardından implant tedavisinin başarıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Kılıç, uygun şartların oluştuğu vakalarda ise implantın kemik augmentasyonu ile aynı seansta uygulanabildiğini ve ardından 3 aylık bir kemikleşme sürecinin beklendiğini sözlerine ekledi.
Yirmilik dişler her zaman çekilmeli mi?
Ağız ve diş sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışlara da değinen Dt. Osman Kılıç, yirmilik dişlerin her durumda çekilmesi gerektiği yönündeki yaygın kanının aksine, bazı durumlarda bu dişlerin korunabildiğini belirtti. Eğer yirmilik diş doğru pozisyonda sürmüşse, hastanın ağız hijyeni yeterliyse ve dişin kökleri ile kron yapısı sağlıklıysa, bu dişlerin çekilmeden takip edilebileceğini ifade eden Kılıç, ancak temizlenmesi zor olan bölgelerde yer alan veya komşu dişlere zarar verme riski taşıyan yirmilik dişlerin mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle sinirlerle yakın komşuluk gösteren gömülü yirmilik dişlerin, üç boyutlu tomografi görüntüleri eşliğinde detaylı bir planlama gerektirdiğini belirten uzman hekim, bu tür vakalarda risklerin minimize edilmesinin hayati önem taşıdığını hatırlattı.
Komşu dişleri korumak öncelikli hedef
Yirmilik dişlerin mine kalitesinin diğer dişlere oranla daha düşük olabildiğini ve bu nedenle dolgu veya kanal tedavisi gibi yöntemlerin genellikle beklenen başarıyı sağlamadığını belirten Dt. Kılıç, bu dişlerin çekim kararının genellikle önündeki 7 numaralı dişi korumak amacıyla alındığını ifade etti. Dişin eğri pozisyonda olması veya yanındaki dişin sert dokusuna zarar vermesi durumunda çekimin kaçınılmaz olduğunu belirten Kılıç, hastaların düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmamalarının, olası komplikasyonların önüne geçmek için en etkili yöntem olduğunu sözlerine ekledi. Modern diş hekimliğinde koruyucu yaklaşımların yanı sıra, kaybedilen dokuların yeniden kazandırılmasına yönelik teknolojilerin, hastaların yaşam kalitesini artırmada büyük rol oynadığı bir kez daha gözler önüne serildi.