Estetik ve plastik cerrahi denildiğinde toplumun genel algısı genellikle yetişkin bireyler, şov dünyasının ünlü isimleri veya yüksek gelir grubuna sahip kesimler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ancak bu tıbbi alanın, ihmal edilmemesi gereken ve hayati önem taşıyan bir diğer boyutu da çocuklardır. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, özellikle ergenlik dönemindeki kız çocuklarında karşılaşılan aşırı göğüs büyüklüğü sorununun, sadece fiziksel bir görünüm meselesi olmadığını, çocuğun tüm sosyal ve ruhsal dünyasını derinden sarsabilecek bir sürece dönüştüğünü ifade ediyor. 12 ile 16 yaş arasındaki genç kızlarda görülen bu durum, onları okul ortamında arkadaşları arasında kendilerini ifade etmekten alıkoyabiliyor. Sportif faaliyetlerden uzaklaşan, arkadaş ortamında kıyafet değiştirmekten çekinen ve sürekli olarak bol, kapatıcı kıyafetlerle vücudunu gizleme çabası içine giren çocuklar, ciddi bir özgüven kaybı yaşıyor.
Fiziksel Deformiteler ve İskelet Sistemi Üzerindeki Etkiler
Bu durumun sadece psikolojik bir boyutu olmadığını belirten Prof. Dr. Akbaş, göğüslerin büyüklüğüne ve ağırlığına bağlı olarak iskelet sisteminde de kalıcı bozukluklar ve deformiteler oluşabildiğine dikkat çekiyor. Vücudun taşıyamadığı bu ağırlık, ergenlik çağındaki bir kız çocuğunda kamburluk gibi duruş bozukluklarını tetikleyebiliyor. Yani, ruhsal yaralanmaların ve psikolojik etkilenmelerin yanı sıra, iskelet sistemi üzerinde de ciddi fiziksel sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, ailelerin çocuklarının yaşadığı bu durumu sadece bir büyüme süreci olarak görmemeleri, fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini de göz önünde bulundurmaları büyük önem taşıyor.
Tedavi Edici Bir Cerrahi Müdahale Olarak Estetik
Çocuklarda estetik ameliyatın uygulanabilirliği konusunda toplumda yaygın olan 18 yaş sınırı algısının, bu tür özel durumlarda yanıltıcı olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akbaş, gerekli görülen durumlarda cerrahi müdahalenin tedavi edici bir nitelik taşıdığını belirtiyor. Öncelikle altta yatan hormonal veya tıbbi bir neden olup olmadığının tespiti için detaylı tahliller ve araştırmalar yapılması gerektiğini ifade eden Akbaş, sebep ne olursa olsun, ergenliğini henüz tamamlamamış bir kız çocuğunda aşırı göğüs büyüklüğünün fonksiyonel bir sorun ve ağır bir fiziksel yük haline geldiğini savunuyor. Bu noktada plastik cerrahi yöntemiyle göğüslerin çocuğun yaşına, vücut yapısına ve bünyesine uygun hale getirilmesi, çocuğun hem fiziksel sağlığını korumak hem de psikolojik olarak yaşadığı bu ağır yükten kurtulmasını sağlamak adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ailelerin Bilinçli ve Duyarlı Olması Gerekiyor
En önemlisi, özgüvenini yitiren bir çocuğun okul, aile ve arkadaş çevresindeki ilişkilerinin olumsuz yönde geliştiğini belirten Prof. Dr. Akbaş, ebeveynlere önemli görevler düştüğünü hatırlatıyor. Özellikle kız çocuklarında sıra dışı veya aşırı bir göğüs büyüklüğü gözlemlendiğinde, vakit kaybetmeden bir plastik cerrahi uzmanına veya ilgili bir doktora başvurulması gerektiğini vurguluyor. Çocuğun 12, 13, 15 veya 17 yaşında olması, gerekli değerlendirmelerin yapılmasına engel değildir. Eğer bu durum çocuğun psikolojisini ve fiziksel sağlığını olumsuz etkiliyorsa, uygun plastik cerrahi tedavinin planlanması, çocuğun gelecekteki yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir tedavi edici cerrahi müdahale olarak görülmelidir. Ailelerin bu konuda bilinçli ve duyarlı olması, çocuğun sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesi için hayati bir önem taşımaktadır.