Samsun'un Canik ilçesinde bulunan Doğu Park mevkisinde yürütülen rutin bir zemin etüdü sondaj çalışması, beklenmedik bir gelişmeyle bölge halkında endişeye yol açtı. Yaklaşık 40 metre derinlikten yüzeye sızmaya başlayan metan gazı, ekipleri harekete geçirdi. Yüzde 90 saflık oranına ulaştığı tespit edilen gaz çıkışı nedeniyle, yoğun trafik akışının olduğu Atatürk Bulvarı'na ve vatandaşların yoğun olarak kullandığı sosyal alanlara yakınlığı sebebiyle güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. AFAD ve itfaiye ekipleri, olası bir olumsuzluğa karşı bölgede 24 saat esasına göre nöbet tutmaya başladı. Ankara'dan gelecek uzman ekiplerin bölgede yapacağı detaylı incelemeler, durumun seyrini belirleyecek.

Dolgu alanların gizli riski
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahtiyar Öztürk, yaşanan gaz çıkışının jeolojik nedenlerine dikkat çekti. Doğu Park, Gülsan Sanayi Sitesi ve eski sanayi bölgesinin bulunduğu alanın Mert Irmağı'nın alüvyonlu toprak yapısına sahip olduğunu belirten Öztürk, bu bölgenin geçmişte deniz dolgusuyla oluşturulduğunu hatırlattı. Organik maddelerin yoğun olarak biriktiği bu tür dolgu alanlarında, maddelerin zamanla çürümesi sonucu metan gazı oluşumunun doğal bir süreç olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Öztürk, gazın yüzeye çıktığı noktada herhangi bir kıvılcımla temas etmemesi gerektiğinin altını çizerek, bölge kontrol altına alındığı sürece endişe edilecek bir durumun olmadığını vurguladı.

Patlama ve boğulma riski üzerine uyarılar
Metan gazının fiziksel özelliklerine değinen Prof. Dr. Bahtiyar Öztürk, gazın havayla karışım oranının hayati önem taşıdığını belirtti. Metan gazının kapalı ve sıkışık ortamlarda birikmesi durumunda boğucu etkisinin olabileceğini, ancak açık havada bu riskin minimize edildiğini açıkladı. Kuyunun dibinde hava girişi olmadığı sürece patlama riskinin bulunmadığını, asıl tehlikenin gazın yüzeye ulaştığı noktada oluşabileceğini dile getirdi. Gaz moleküllerinin seyrek olduğu durumlarda kıvılcımın yanındaki molekülü ateşleyemeyeceğini belirten Öztürk, bölgede yakıcı maddelerin uzak tutulması ve güvenlik çemberinin korunmasıyla riskin yönetilebilir olduğunu ifade etti. Yetkililer, bölgedeki çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü ve vatandaşların güvenlik uyarılarına riayet etmesi gerektiğini hatırlattı.



