Havadis | Samsun | Vücudunuzdaki bu küçük değişimler diyabetin habercisi olabilir: Kendinizi iyi hissetmeniz yanıltıcıdır

Vücudunuzdaki bu küçük değişimler diyabetin habercisi olabilir: Kendinizi iyi hissetmeniz yanıltıcıdır

Tip 2 diyabet ve prediyabetin uzun süre hiçbir belirgin şikâyete yol açmadan sinsi bir şekilde ilerleyebileceği konusunda uyaran uzmanlar, günlük yaşamda önemsenmeyen bazı fiziksel değişimlerin aslında kan şekeri dengesizliğinin önemli birer işareti olabileceğini vurguluyor.

Tip 2 diyabet ve prediyabetin uzun süre hiçbir belirgin şikâyete yol açmadan sinsi bir şekilde ilerleyebileceği konusunda uyaran uzmanlar, günlük yaşamda önemsenmeyen bazı fiziksel değişimlerin aslında kan şekeri dengesizliğinin önemli birer işareti olabileceğini vurguluyor.

Vücudunuzdaki bu küçük değişimler diyabetin habercisi olabilir: Kendinizi iyi hissetmeniz yanıltıcıdır
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Günlük yaşamın koşturmacası içerisinde çoğu zaman göz ardı edilen halsizlik, sık acıkma veya ciltteki hafif renk değişimleri, aslında vücudun verdiği kritik birer alarm olabilir. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Melek Aksu Geyik, özellikle tip 2 diyabet ve diyabet öncesi evre olarak tanımlanan prediyabetin, kişinin kendisini oldukça sağlıklı hissettiği dönemlerde bile sinsi bir şekilde ilerleyebildiğini belirtiyor. Birçok hasta, belirgin bir şikâyeti olmadığı için diyabet riskini göz ardı etme eğiliminde olsa da, bu durum hastalığın teşhisini geciktiren en büyük yanılgılardan biri olarak öne çıkıyor.

Sinsi ilerleyen belirtileri fark etmek

Tip 2 diyabetin vücutta yarattığı etkiler her zaman aniden ortaya çıkmaz; aksine, zamanla yavaş yavaş gelişen bir süreç izler. Uzm. Dr. Melek Aksu Geyik, yüksek kan şekerinin vücutta yarattığı etkilerin kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini ifade ederek, özellikle aşırı susama, sık idrara çıkma, sürekli yorgunluk hissi ve sık acıkma gibi durumların ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Bunların yanı sıra bulanık görme, açıklanamayan kilo değişimleri, vücuttaki yaraların normalden daha geç iyileşmesi, el ve ayaklarda hissedilen karıncalanma veya uyuşma gibi belirtiler, kan şekeri seviyelerindeki dengesizliğin habercisi olabilir. Ayrıca, tekrarlayan enfeksiyonlar da diyabetin vücuttaki bağışıklık sistemini nasıl etkilediğinin bir göstergesi olarak kabul edilmelidir.

Ciltteki değişimler insülin direncinin işareti olabilir

Diyabetin sadece iç organlar veya kan değerleri üzerinden değil, dış görünüşte de bazı ipuçları vererek kendini belli edebileceğini belirten Uzm. Dr. Geyik, özellikle boyun ve koltuk altı gibi kıvrımlı bölgelerde meydana gelen kadifemsi koyulaşmalara dikkat çekiyor. Tıpta akantozis nigrikans olarak adlandırılan bu cilt bulgusu, vücutta insülin direnci geliştiğinin önemli bir göstergesi olabilir. Bu tür fiziksel değişimleri fark eden kişilerin, herhangi bir ağrı veya ciddi bir rahatsızlık hissetmeseler dahi bir endokrinoloji uzmanına başvurarak gerekli kontrolleri yaptırmaları, hastalığın erken evrede yakalanması adına hayati bir adım teşkil eder.

Risk grubundakiler için erken teşhisin önemi

Kimlerin daha fazla risk altında olduğu sorusuna yanıt veren Uzm. Dr. Geyik, ailesinde diyabet öyküsü bulunanların, fazla kilosu olanların, hareketsiz bir yaşam tarzını benimseyenlerin ve ileri yaş grubundaki bireylerin çok daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatıyor. Diyabet tanısı sadece belirtilere bakılarak konulamaz; bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve kan şekeri testleri büyük önem taşır. Özellikle son üç aylık ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi veren HbA1c testi, tanı sürecinde hekimlerin en çok başvurduğu yöntemlerden biridir. HbA1c değerinin yüzde 5,7 ile 6,4 arasında olması prediyabet, yüzde 6,5 ve üzerinde olması ise diyabet şüphesini doğurur. Kesin tanı, hekimin klinik değerlendirmesi ve gerekli testlerin bir bütün olarak ele alınmasıyla konulur. Erken teşhis edilen diyabetin, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve gerektiğinde kilo kontrolü ile çok daha kolay yönetilebildiğini belirten uzmanlar, yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın ilerlemesini durdurmada veya yavaşlatmada en etkili silah olduğunu vurguluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız