Okul döneminin başlamasıyla birlikte birçok aile için heyecanlı ancak bir o kadar da zorlu bir süreç olan okula uyum dönemi, çocukların ruh sağlığı açısından büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Sivas Devlet Hastanesi bünyesinde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Dr. Zelal Şahin Cingiler, bu kritik geçiş döneminde ebeveynlerin sergilemesi gereken doğru yaklaşımları detaylandırdı. Uzman hekim, çocukların okula başlarken yaşadığı kaygının sadece ağlama nöbetleri veya okula gitmeyi reddetme gibi belirgin davranışlarla sınırlı kalmadığını, bazen karın ağrısı veya mide bulantısı gibi fiziksel semptomlarla da kendisini gösterebileceğini vurguladı.
Okul korkusunu yenmek için ön hazırlık şart
Çocukların yeni bir ortama alışma sürecini hızlandırmak adına okulun fiziksel mekanlarını önceden tanımanın büyük bir avantaj sağladığını belirten Dr. Cingiler, ailelere somut adımlar atmalarını öneriyor. Çocuğun sınıfını, okulun koridorlarını ve oyun alanlarını ebeveyniyle birlikte gezmesinin, yabancılık hissini azaltacağını ifade eden uzman, ev ortamında okul temalı canlandırma oyunları oynamanın veya okul çantasını birlikte hazırlamanın, çocuğun zihnindeki belirsizliği gidermeye yardımcı olacağını belirtti. Bu tür hazırlıklar, çocuğun yeni düzeni kendi dünyasında daha kolay anlamlandırmasını ve sürece daha güvenli bir şekilde dahil olmasını sağlıyor.
Vedalaşma anlarında net ve kararlı duruş
Okul kapısında yaşanan vedalaşma anlarının, sürecin en hassas noktalarından biri olduğunu belirten Dr. Zelal Şahin Cingiler, ebeveynlerin bu anlarda sergilediği tutumun çocuğun güven duygusunu doğrudan etkilediğini ifade etti. Vedalaşmaların gereksiz yere uzatılmaması gerektiğini söyleyen uzman, çocuğa gün içinde nerede olunacağının ve okul çıkışında tam olarak hangi noktada buluşulacağının net bir dille aktarılmasının, çocuğun zihnindeki kaygıyı yatıştırdığını belirtti. Özellikle çocuktan gizlice uzaklaşmanın, onda terk edilme korkusunu tetikleyebileceği ve güven bağını zedeleyebileceği konusunda aileleri uyardı. Ayrıca ebeveynlerin kendi içsel kaygılarını kontrol etmeleri gerektiğini, çocukların anne babalarının ses tonu ve yüz ifadelerindeki endişeyi bir ayna gibi hızla içselleştirdiklerini hatırlattı.
Başarı baskısı yerine güvenli bir bağ kurun
Okulun ilk günlerinde çocuklara yüklenen başarı beklentisinin, onların üzerindeki stresi artırdığını belirten Dr. Cingiler, okulun veya öğretmenlerin birer korku unsuru gibi gösterilmesinin son derece yanlış olduğunu vurguladı. Ağlama durumunda okuldan alınmakla veya farklı sınıflara gönderilmekle tehdit edilen çocukların benlik algısının zarar gördüğünü ifade eden uzman, başarı kavramının sadece notlarla değil, sorumluluk alma ve arkadaşlık kurma gibi becerilerle de ölçülmesi gerektiğini belirtti. Her çocuğun okula uyum hızının birbirinden farklı olduğunu unutmadan, sabırlı ve okul-aile iş birliğine dayalı bir yaklaşım sergilemenin, bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmanın anahtarı olduğunu sözlerine ekledi.