Sivas'ın köklü el sanatları arasında yer alan ve geçmişi yüzyıllara dayanan kemik tarak üretimi, günümüzde varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Plastik ve metal ürünlerin yaygınlaşmasıyla unutulmaya yüz tutan bu geleneksel zanaat, son yıllarda saç sağlığına olan faydalarının yeniden keşfedilmesiyle tekrar gündeme geldi. Ancak bu doğal ürünlere yönelik hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen yoğun talebe rağmen, üretim kapasitesi oldukça kısıtlı kalıyor. Sivas'ta bu sanatı icra eden tek bir ustanın kalmış olması, sektörün geleceği açısından ciddi bir risk oluşturuyor.
Doğal Keratinin Saç Sağlığına Etkisi
Kemik tarakların tercih edilmesindeki en büyük etken, yapılarında doğal olarak bulunan keratin maddesidir. Plastik tarakların aksine saçta elektriklenmeyi ve kepeklenmeyi önleyen bu özel ürünler, saç diplerine yaptığı masaj etkisiyle hücreleri canlı tutuyor ve bakteri oluşumunu engelliyor. Saç dökülmelerini azaltma konusundaki başarısıyla bilinen kemik taraklar, saçın daha sağlıklı ve güçlü uzamasına yardımcı oluyor. Üretim süreci ise oldukça zahmetli; Sivas ve çevre illerden temin edilen koç boynuzları, yaklaşık üç yıl boyunca kurutulmaya bırakılıyor. Ardından ısıl işlemlerle şekillendirilen bu kemikler, büyük bir sabır ve el emeğiyle nihai formuna kavuşturuluyor.
Zanaatın Yeniden Doğuşu ve Zorluklar
Kemik tarak ustası Fatih Durna, bu mesleğin 2005 yılında neredeyse tamamen yok olduğunu, ancak 2018 yılında dönemin valisinin teşvikleriyle yeniden canlandırıldığını belirtiyor. 2020 yılı itibarıyla Sivas'ta tekrar imalata başlandığını ifade eden Durna, günümüzde bu zanaatı devam ettiren tek kişi olmanın getirdiği sorumluluğu taşıyor. Plastik ürünlerin saçta yarattığı kırılma ve dökülme gibi olumsuz etkilerin farkına varan bilinçli tüketiciler, doğal kemik taraklara yöneliyor. Durna, Türkiye genelinde bu işi gerçek anlamda yapan usta sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini vurgulayarak, piyasada sahte ürünlerin yaygınlığına karşı uyarıda bulunuyor.
Sivas'ın Küresel Markası Olma Potansiyeli
Kemik tarak denildiğinde akla gelen ilk yerin Sivas olması, şehrin bu alandaki marka değerini ortaya koyuyor. Üretilen tescilli ürünler, faydalarını araştıran ve doğal olana değer veren geniş bir kitle tarafından yurt dışından da yoğun talep görüyor. Sivas ekonomisi için büyük bir katma değer potansiyeli taşıyan bu zanaatın, daha fazla usta tarafından sahiplenilmesi gerektiği ifade ediliyor. Durna, bu kadim mesleğin sadece bir ticaret değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu belirterek, daha fazla kişinin bu alanda yetişmesinin hem şehrin tanıtımı hem de geleneksel sanatların korunması adına hayati önem taşıdığını dile getiriyor. Doğal ve sağlıklı yaşam arayışının arttığı günümüzde, kemik tarakların hak ettiği değeri görmesi ve bu zanaatın gelecek nesillere aktarılması için usta sayısının artırılması en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.