Ankara’da düzenlenen bir yerlileştirme fuarında gördüğü yabancı sonar cihazı, Dr. Metin Balcı ve ekibi için ilham kaynağı oldu. Yaklaşık 2,5 yıl süren yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucunda Türkiye, su altı görüntüleme teknolojisinde dışa bağımlılığı azaltacak önemli bir adım attı.

Yerli sonar nasıl çalışıyor
Sistem, suyun altındaki nesneleri ve dip yapısını tarayarak anlık görüntü sağlıyor. Denizde kaybolan araçları veya boğulma vakalarını tespit etmek için tasarlanan cihaz, 60 metre derinliğe kadar başarılı sonuç veriyor. Sinyal işleme teknolojisini su altındaki "balık" olarak adlandırılan küçük bir cihazın içinde yapan sistem, verileri ethernet kablosu üzerinden yüksek netlikle yüzeye aktarıyor. Sadece 7,3 kilogram ağırlığında olan bu cihaz, taşınabilir olması sayesinde afet ekiplerine büyük kolaylık sağlıyor.

Peki bu teknoloji neyi değiştirir
Daha önce yurt dışından yüksek maliyetlerle temin edilen cihazlar, artık Türkiye'deki yerli üreticilerin oluşturduğu ekosistemle üretiliyor. Dr. Balcı, geliştirdikleri cihazın benzer ithal ürünlere göre iki kat daha iyi performans gösterdiğini ve maliyetinin yarı yarıya daha düşük olduğunu vurguluyor. AFAD'ın envanterine giren bu sistem; Sahil Güvenlik, emniyet ve itfaiye ekipleri gibi su altı arama kurtarma faaliyeti yürüten tüm kurumlar için kritik bir araç haline geldi.

Bundan sonra ne olacak
Başarılı test süreçlerinin ardından seri üretimine geçilen sonar sistemlerinden ilk 5 adedi AFAD'a teslim edildi. Yerli üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte, su altı arama operasyonlarında hem zaman kaybı azalacak hem de kamu kaynakları daha verimli kullanılacak. Ekip şimdi, yerli teknoloji ağını daha da büyüterek farklı kamu kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.



