Babacan'dan sert çıkış: Piyasalardaki devasa kayıp bir sistemin iflas belgesidir

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sermaye piyasalarında yaşanan büyük çaplı dolandırıcılık iddialarını ve ardından gelen 173 milyar dolarlık değer kaybını, mevcut yönetim sisteminin kurumsal çöküşü olarak nitelendirdi.

Babacan'dan sert çıkış: Piyasalardaki devasa kayıp bir sistemin iflas belgesidir

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye'nin gündemine oturan sermaye piyasalarındaki şaibeli işlemler ve buna bağlı olarak finansal piyasalarda meydana gelen büyük çaplı kayıplar hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. TBMM çatısı altında gerçekleştirilen Yeni Yol Partisi grup toplantısında kürsüye çıkan Babacan, yaşananların sadece ekonomik bir dalgalanmadan ibaret olmadığını, aksine devletin temel işleyiş mekanizmalarının nasıl devre dışı bırakıldığını gösteren bir ibret vesikası olduğunu savundu. Babacan, piyasalarda yaşanan bu sarsıntının, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yarattığı kurumsal boşlukların bir sonucu olduğunu vurguladı.

Siyasi ayağı eksik kalan operasyonlar

Konuşmasında, Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı olarak nitelendirdiği olayın üzerinden 1,5 ay gibi uzun bir süre geçmesine rağmen kamuoyunun zihnindeki soruların hala yanıt bulamadığına dikkat çeken Babacan, sürecin işleyişine dair ciddi şüphelerini dile getirdi. Babacan, böylesine büyük ve organize bir dolandırıcılık faaliyetinin, bürokrasi ve siyasi iktidarın bilgisi veya desteği olmadan bu kadar uzun süre devam etmesinin imkansız olduğunu ifade etti. Piyasa aktörleri, bürokrasi ve siyasi iktidar arasında oluşan şer üçgenine işaret eden Babacan, operasyonların sadece piyasa aktörleri ve bürokrasi ile sınırlı tutulup siyasi iktidar kanadının görmezden gelinmesini eleştirdi. Listenin açıklanması ve ilgili kurumların başındaki isimlerin derhal görevden alınması gerektiğini belirten Babacan, tam yetkili bir görev gücü kurulması çağrısını yineledi.

173 milyar dolarlık devasa erime

Ekonomik tablonun vahametini rakamlarla ortaya koyan Babacan, ağustos ayının sonundan ekim ayının sonuna kadar geçen sürede halka açık şirketlerin yaşadığı değer kaybının boyutlarını gözler önüne serdi. Ağustos sonunda borsada işlem gören 600'ün üzerindeki şirketin toplam değerinin 479 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Babacan, ekim ayı sonunda bu rakamın 306 milyar dolara gerilediğini belirtti. 173 milyar dolarlık bu kaybın Türk lirası karşılığının 8 trilyon 650 milyar lira olduğuna dikkat çeken Babacan, bu durumun ülke ekonomisi üzerinde yarattığı tahribatın boyutlarını vurguladı. Babacan, bu rakamların sadece birer istatistik olmadığını, vatandaşın birikimlerinin ve ülke sermayesinin nasıl eridiğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Kurumsal yıkımın yarattığı soygun çarkı

Yönetim sistemlerinin asıl sınavlarını büyük felaket anlarında verdiğini belirten Babacan, mevcut sistemin devletin tüm denetim ve kontrol mekanizmalarını yerle yeksan ettiğini savundu. 86 milyonluk bir ülkenin tek bir kişinin imzasıyla yönetilmeye çalışılmasının, kurumsal mekanizmaların felç olmasına ve hukukun yok sayılmasına yol açtığını belirten Babacan, oluşan bu boşluğun sırtını kamu gücüne yaslayan şahsi menfaat odakları tarafından doldurulduğunu iddia etti. Bu yapıların siyasi güçle kurdukları ilişki sayesinde hesap vermekten muaf tutulduklarını ve adeta bir soygun çarkı kurduklarını söyleyen Babacan, devletin denetim mekanizmalarının çalıştırılmamasının bedelinin ağır olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız