Çiftçinin feryadı Ankara'dan yükseldi: 3 trilyon faize var da üreticiye neden yok?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, tarım sektöründeki derin krize dikkat çekerek, ithalata ayrılan bütçenin küçük bir kısmının dahi üreticiyi kurtarabileceğini vurguladı. Sarıbal, kamu kaynaklarının faiz ödemelerine aktarılmasına tepki göstererek, çiftçinin yaşadığı mağduriyetin artık sürdürülemez bir noktaya ulaştığını belirtti.

Çiftçinin feryadı Ankara'dan yükseldi: 3 trilyon faize var da üreticiye neden yok?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu çıkmazı sert sözlerle eleştirdi. Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ve tarımsal üretimin ciddi bir tehdit altında olduğunu belirten Sarıbal, hükümetin ekonomi politikalarının çiftçiyi tamamen yalnızlaştırdığını savundu. Sarıbal, özellikle ithalat odaklı politikaların yerli üreticiyi bitirdiğini ifade ederek, ithalata harcanan kaynakların çok küçük bir bölümünün bile çiftçinin ayakta kalması ve bir sonraki sezon üretime devam edebilmesi için yeterli olacağını dile getirdi.

Üzüm ve narenciyede büyük hayal kırıklığı

Sarıbal, tarımsal ürünlerdeki fiyat istikrarsızlığının üreticiyi nasıl bir çaresizliğe sürüklediğini somut örneklerle açıkladı. Manisa özelinde kuru üzüm üreticisinin maliyetlerin altında kalan fiyatlarla karşı karşıya olduğunu belirten Sarıbal, sofralık üzüm fiyatlarının ise 10-12 lira bandına kadar gerilediğini, hatta bazı bölgelerde bu fiyatlara dahi alıcı bulunamadığını ifade etti. Narenciye sektöründe de durumun farklı olmadığını vurgulayan Sarıbal, yüksek rekolteye rağmen ürünün dalında kaldığını, kilogram başına 5-7 lira gibi komik rakamların hasat masraflarını dahi karşılamaktan uzak olduğunu belirtti. Sarıbal, kamu kurumlarının acilen devreye girerek üreticiden alınacak mandalina ve portakalın okullarda öğrencilere dağıtılması önerisini yineleyerek, halkın sağlıklı meyveye erişiminin sağlanması gerektiğini savundu.

Zeytin üreticisi hasat yapamıyor

Zeytin üreticisinin de benzer bir kaderi paylaştığını belirten Sarıbal, yüksek rekoltenin üreticinin cebine yansımadığını, yağlık zeytinde fiyatların 10 liraya kadar düşmesi nedeniyle birçok üreticinin hasat yapmaktan vazgeçtiğini söyledi. İhracatta yaşanan pazar kayıpları, artan nakliye maliyetleri ve sınır kapılarındaki bürokratik engellerin üretici ve ihracatçıyı tek başına mücadele edemeyecekleri bir noktaya getirdiğini ifade etti. Sarıbal, devletin bu noktada bir koruma kalkanı oluşturması gerektiğini, aksi takdirde tarımsal üretimin tamamen durma noktasına geleceğini belirtti.

Fon vurgunu ve faiz ödemeleri tepkisi

Konuşmasının sonunda kamu kaynaklarının kullanımına yönelik sert eleştirilerde bulunan Sarıbal, 3 trilyon liranın faiz ödemelerine ayrıldığını hatırlatarak, çiftçiye kaynak ayrılmamasını eleştirdi. Fon vurgunu meselesine de değinen Sarıbal, bu durumun örgütlü suçlar kapsamına alınması gerektiğini defalarca dile getirdiklerini ancak kapsamlı suçlar içine dahil edildiğini belirtti. Ödenen 97,3 milyar liranın hangi kaynaktan karşılandığının açıklanması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, şeffaflık çağrısında bulundu. Çiftçinin mağduriyetinin giderilmesi için acil eylem planı çağrısını yineleyen Sarıbal, tarımın ülkenin geleceği olduğunu ve bu sektörün kaderine terk edilemeyeceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız