Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, sermaye piyasalarında yaşanan büyük çöküşü ve kamu yönetimindeki tartışmalı uygulamaları gündeme taşıdı. Günaydın, borsadaki toplam kaybın 5 trilyon lirayı aştığını belirterek, yatırımcıların yaşadığı mağduriyetin boyutlarını gözler önüne serdi. Söz konusu piyasa hareketliliğini 830 milyar liralık bir soygun olarak nitelendiren Günaydın, başlatılan fon görüşmelerinin ise mağdurların yaralarını sarmaktan oldukça uzak olduğunu savundu.
Bürokraside görevden alma ve maaş sistemi sorgulanıyor
Günaydın, eleştirilerini sadece piyasa verileriyle sınırlı tutmayarak, kamu kurumlarındaki atama ve görevden alma süreçlerine de odaklandı. Özellikle Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bünyesindeki değişimleri örnek gösteren Günaydın, SPK Başkanı Mahmut Sütçü'nün istifa sürecinin hemen ardından görevden alınmasını ve eski başkan Ömer Gönül'ün görev süresi bittikten kısa süre sonra başka bir kuruma atanıp ardından tekrar görevden alınmasını eleştirdi. Bu tür uygulamaların kamu vicdanını derinden yaraladığını ifade eden Günaydın, görevden alınan veya istifa eden isimlerin, arkalarında bıraktıkları enkazlara rağmen iki yıl boyunca maaş almaya devam etmelerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu duruma son vermek amacıyla bir kanun teklifi hazırladığını belirten Günaydın, ilgili kurumlarda görev yapan yöneticilerin görevden ayrılmaları durumunda kamu bütçesinden maaş ödenmesi uygulamasının kaldırılmasını talep etti.
Yerel seçim sonrası siyasi transferler ve Esenyurt örneği
Basın toplantısının bir diğer önemli başlığı ise 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan siyasi hareketlilik oldu. AK Parti'nin seçimlerden bu yana 106 belediye başkanını kendi bünyesine transfer ettiğini hatırlatan Günaydın, bu durumun muhalif belediyeler üzerinde kurulan baskı ve tutuklamalarla birleştiğinde demokratik iradeyi zedelediğini savundu. Türkiye'deki 1400 belediye arasında gözaltı ve tutuklama işlemlerinin neredeyse tamamen muhalif belediyeler üzerinde yoğunlaşmasının tesadüf olmadığını belirten Günaydın, bu stratejinin iktidar partisine beklenen siyasi getiriyi sağlayıp sağlamadığını sorguladı. İstanbul Esenyurt örneği üzerinden veriler paylaşan Günaydın, bölgedeki oy tercihlerinin iktidarın demokrasi dışı uygulamalarına rağmen değiştiğini ve Yeni Parti'nin oy oranının yükseldiğini ifade etti.
Demokrasi dışı uygulamaların siyasi maliyeti
Esenyurt'taki 2023 seçim sonuçları ile güncel verileri kıyaslayan Günaydın, AK Parti'nin oy oranındaki düşüşe dikkat çekti. 2023 yılında bölgede yüzde 33,45 olan AK Parti oyunun yüzde 28,2 seviyesine gerilediğini, Yeni Parti'nin ise oyunu yüzde 33,2'ye çıkardığını belirten Günaydın, bu tablonun iktidarın izlediği politikaların başarısızlığını kanıtladığını öne sürdü. Muhalefet belediyelerine yönelik müdahalelerin ve transferlerin, seçmen nezdinde iktidarı güçlendirmek yerine daha da geriye ittiğini savunan Günaydın, bu tür yöntemlerin siyasi bir çıkmaz yarattığını ifade etti. Günaydın, konuşmasını iktidarın demokrasiyi tanımayan bu yaklaşımının, millet iradesi üzerinde yarattığı tahribatın sandık sonuçlarına yansıdığını vurgulayarak tamamladı.