Mutfaktaki yangının temelinde yatan tarımsal üretim krizi her geçen gün derinleşiyor. Gıda güvenliğinin bir yaşam hakkı olduğunu vurgulayan Orhan Sarıbal, çiftçinin üretim yaparken nasıl borç batağına sürüklendiğini rakamlarla ortaya koydu. Mevcut tarım politikalarının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu savunan Sarıbal, gidişatın sürdürülemez olduğunu belirtti.

Borç yükü nasıl büyüdü
2002 yılında çiftçinin bankalara olan toplam kredi borcu 2,4 milyar lira seviyesindeydi. Bugün ise bu rakam 1 trilyon 459 milyar liraya ulaşmış durumda. Sarıbal, bu artışın 607 kat olduğunu ifade ederek çiftçinin kendi toprağında üretim yaparken nasıl sahipsiz kaldığına dikkat çekiyor. İthalat odaklı politikaların yerli üreticiyi bitirdiğini söyleyen Sarıbal, mevcut ekonomik tablonun değişmesi gerektiğini savunuyor.

Peki bu durum seni nasıl etkiler
Çiftçinin borçlanarak üretim yapması veya üretimden çekilmesi, doğrudan market ve pazar fiyatlarına yansıyor. Üretici maliyetini karşılayamadığında ya tarlasını boş bırakıyor ya da ürün fiyatları artıyor. Çiftçinin içinde bulunduğu bu borç döngüsü, uzun vadede sofrana gelen gıdanın hem azalmasına hem de daha pahalıya mal olmasına neden oluyor. Tarımdaki bu yapısal sorun çözülmediği sürece, temel gıda ürünlerine erişimin zorlaşmaya devam etmesi bekleniyor.