Havadis | Siyaset | Faiz ödemelerine 3 trilyon ayıran iktidara sert tepki: Çiftçinin sırtındaki yükü görmezden gelmeyin

Faiz ödemelerine 3 trilyon ayıran iktidara sert tepki: Çiftçinin sırtındaki yükü görmezden gelmeyin

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, hükümetin ekonomi tercihlerini eleştirerek, faiz ödemelerine ayrılan devasa bütçeye rağmen üreticinin kaderine terk edilmesine tepki gösterdi. Sarıbal, yanlış dış ticaret politikalarının ve ithalat odaklı yaklaşımların tarımsal üretimi bitirme noktasına getirdiğini vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, hükümetin ekonomi tercihlerini eleştirerek, faiz ödemelerine ayrılan devasa bütçeye rağmen üreticinin kaderine terk edilmesine tepki gösterdi. Sarıbal, yanlış dış ticaret politikalarının ve ithalat odaklı yaklaşımların tarımsal üretimi bitirme noktasına getirdiğini vurguladı.

Faiz ödemelerine 3 trilyon ayıran iktidara sert tepki: Çiftçinin sırtındaki yükü görmezden gelmeyin
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye tarımının içinde bulunduğu derin krize dikkat çekerek hükümetin ekonomi yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Çiftçinin artık zarar etmeyi kaldıramayacak bir noktaya geldiğini belirten Sarıbal, iktidarın kaynakları kullanma biçimindeki tercihlerinin üreticiyi doğrudan hedef aldığını savundu. Sarıbal, özellikle faiz ödemelerine ayrılan 3 trilyon liralık bütçeye işaret ederek, bu kadar büyük bir kaynağın faize aktarılabildiği bir ortamda, çiftçiye destek verilmemesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Ekonomik tercihler üreticiyi eziyor

Sarıbal, Mehmet Şimşek öncülüğündeki ekonomi politikalarının enflasyonu düşürme bahanesiyle doğrudan çiftçiyi hedef aldığını ve üreticinin günden güne ekonomik olarak ezildiğini belirtti. Hasat dönemleri boyunca yaşanan sorunları defalarca dile getirmesine rağmen iktidarın sessiz kaldığını vurgulayan Sarıbal, firmaların çiftçilere üretim fazlası olduğu gerekçesiyle ürün alımı yapmayacaklarını bildirdiğini ve bu durumun üreticiyi meyvesiyle baş başa bıraktığını söyledi. Çiftçinin sonsuza dek zarar etme lüksü olmadığını hatırlatan Sarıbal, iktidarın parayı kimin için ve ne için harcayacağı konusunda bir tercih yaptığını, bu tercihin ise maalesef üreticiden yana olmadığını dile getirdi.

İthalat sopasıyla terbiye yöntemi

Tarım sektöründeki sorunların temelinde yanlış dış ticaret politikalarının yattığını savunan Sarıbal, soğan ve patates üretiminde yaşanan sıkıntıları örnek gösterdi. Türkiye'nin kendi ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu belirten Sarıbal, buna rağmen çözümün yine ithalatta arandığını ifade etti. Gümrük vergisinin yüzde 49'dan yüzde 5'e indirilmesi ve bu uygulamanın 31 Ocak 2027'ye kadar uzatılmasının çiftçiye vurulan büyük bir darbe olduğunu belirten Sarıbal, bu hamlenin üreticiyi ithalat baskısıyla ucuza satış yapmaya zorlamak anlamına geldiğini savundu.

Depodaki ürüne bile tehdit

Ankara'nın Polatlı ve Şereflikoçhisar ilçelerinden Amasya ve Çorum'a kadar birçok bölgede kuru soğan hasadının devam ettiğini hatırlatan Sarıbal, Ticaret Bakanlığı'nın attığı adımların üreticiyi ve tüccarı çaresiz bıraktığını belirtti. Üreticinin hasat ettiği ürünün bir kısmını depolara koymak zorunda olduğunu, ancak iktidarın ithalat tehdidiyle bu depolardaki ürünü bile değersizleştirdiğini ifade eden Sarıbal, çiftçiyi ithalatla terbiye etmeye çalışan bir mekanizmanın kurulduğunu söyleyerek tepkisini dile getirdi. Sarıbal, bu politikaların tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirdiğini ve yerli üreticiyi korumak yerine dışa bağımlılığı artırdığını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız