CHP Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, 2027 yılı için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ayrılması planlanan yaklaşık 95 milyar liralık ödeneği mercek altına aldı. Seyman, rakamsal artışların tek başına bir başarı göstergesi sayılamayacağını vurgulayarak, bütçenin asıl değerinin vatandaşın günlük yaşamında yarattığı somut değişimle ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

Rakamların ötesindeki gerçekler
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen bütçe taslağına yönelik eleştirilerini dile getiren Seyman, büyük bütçelerin sanat üretimine ne kadar yansıdığının belirsiz olduğunu belirtti. Bir ülkede gösterişli binaların inşa edilmesinin veya devasa tanıtım kampanyalarına milyonlarca lira harcanmasının, tek başına bir kültür politikası başarısı olmadığını savunan Seyman, asıl sorunun sanatçının geçim derdi olduğunu hatırlattı. Bir tiyatro topluluğunun salon kirasını ödemekte zorlandığı, bir yazarın eserinden geçinemediği veya bir çocuğun kitaba erişemediği bir ortamda, bütçenin büyüklüğünün bir anlam ifade etmediğini dile getirdi.
Sanatçının güvence ve özgürlük talebi
Kültür ve sanat alanındaki kamusal kaynakların kullanımında şeffaflık ve denetlenebilirlik çağrısında bulunan Seyman, sanatçıların ve kültür emekçilerinin yaşadığı temel sorunlara dikkat çekti. Yazarların, müzisyenlerin ve çevirmenlerin telif hakları ile sosyal güvenlik sorunlarının acilen çözülmesi gerektiğini belirten Seyman, sanatçıların iktidara bağımlı değil, tamamen özgür bir yapıda çalışmaları gerektiğinin altını çizdi. Sanatın üzerindeki siyasi ve ideolojik baskıların kaldırılması gerektiğini savunan Seyman, kültürün sadece büyükşehirlerin bir ayrıcalığı olmaktan çıkarılıp Anadolu'nun her köşesine yayılması gerektiğini vurguladı.
Eşitlikçi bir kültür politikası vizyonu
Yerel yönetimlerin kültür ve sanat üretimine sunduğu katkıların siyasi ayrımcılığa maruz kalmadan desteklenmesi gerektiğini ifade eden Seyman, kütüphanelerin güçlendirilmesi ve çocukların kitapla buluşturulması için daha somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Kadınların, gençlerin ve engelli yurttaşların kültürel yaşama eşit katılımını sağlayacak politikaların hayata geçirilmesinin önemine değinen Seyman, Türkiye'nin kültürel çeşitliliğinin korunması gerektiğini ifade etti. Kültür merkezlerinin ve konser salonlarının sadece merkezlerde değil, tüm ilçelerde yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Seyman, sanatın toplumun her kesimi için temel bir hak olduğunu sözlerine ekledi.