Suriye'nin kuzeydoğusundaki dengeler 25 Ağustos'ta değişti. SDG lideri Mazlum Abdi, Şam'daki görüşmelerin ardından örgütün bağımsız askeri yapısının sona erdiğini ve güçlerin Suriye ordusuna katıldığını duyurdu. Bu açıklama, Türkiye sınırının hemen ötesindeki Kamışlı'yı da doğrudan etkiliyor. Yıllardır çatışma ve gerilimle anılan Nusaybin-Kamışlı hattında artık farklı bir gündem var: huzur ve ticaret.
Silahlı yapı merkeze bağlanıyor
SDG'nin askeri, güvenlik ve idari yapılarını feshetmesi, sınırın karşısındaki tabloyu kökten değiştirdi. Bu süreç aslında bir yılı aşkın süredir devam ediyordu. Taraflar 10 Mart 2025'te çerçeve mutabakatı, 29 Ocak 2026'da ise ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalamıştı. Abdi'nin son açıklaması, bu sürecin fiilen tamamlandığı anlamına geliyor. Sınırdaki silahlı varlığın merkezi yönetime bağlanması, bölgedeki gerilimin ana kaynağını ortadan kaldırdı.
Ticaret için kapı aralanıyor
Peki bu gelişme sınırın Türkiye tarafında neyi değiştirecek? En somut etki Nusaybin Sınır Kapısı'nda görülecek. Ticaret Bakanlığı yetkilileri daha şubat ayında burada incelemeler yapmıştı. Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da geçtiğimiz günlerde sınır hattındaki temel güvenlik tehditlerinin ortadan kalktığını söyledi. Güvenlik duvarının ardındaki Kamışlı ile ticari ilişkilerin yeniden kurulması, iki kentin sosyal bağlarını da güçlendirebilir. Yıllardır birbirini gören ama ulaşamayan komşular için yeni bir dönem başlıyor.
Sıradaki adım ne olacak?
Suriye'nin kuzeydoğusundaki bu dönüşümün Türkiye'ye yansımaları bununla sınırlı kalmayabilir. Kamışlı'daki idari yapının Şam'a bağlanması, sınırın diğer tarafındaki yönetimle Türkiye'nin muhatap olma biçimini de değiştirebilir. Asıl merak edilen, bu siyasi entegrasyonun ardından sınır kapısının tam kapasiteyle açılıp açılmayacağı. Nusaybin'deki esnafın gözü şimdi resmi açıklamalarda.