Siyasi partiler arasındaki isim benzerliği tartışmaları, Yenilik Partisi'nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı resmi başvuruyla yeni bir boyut kazandı. Yenilik Partisi yönetimi, Özgül Özel'in genel başkanlığında kurulan Yeni Parti'nin isminin, kendi partilerinin ismiyle büyük bir benzerlik taşıdığını ve bu durumun seçmen nezdinde ciddi bir karışıklığa sebebiyet verdiğini savunuyor. Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Oya Baksı Işık'ın imzasıyla Siyasi Partiler Sicil Bürosu'na sunulan dilekçede, bu durumun düzeltilmesi için hukuki süreç resmen başlatılmış oldu.
Anlamsal yakınlık seçmeni yanıltıyor
Başvurunun temel gerekçesini, Türkçedeki kelime kökenlerinin yarattığı algı oluşturuyor. Dilekçede, Yeni, Yenilik ve Yenilikçi ifadelerinin toplumun genelinde birbirine çok yakın anlamlarda kullanıldığına dikkat çekiliyor. Vatandaşların bu iki ismi birbirinden ayırt etmesinin oldukça güç olduğu vurgulanırken, Yeni ismine eklenmiş ayırt edici başka bir kelimenin bulunmaması da eleştiriliyor. Partinin savunmasında, eğer Türkiye'nin dili İngilizce olsaydı bu iki kelimenin farklılıklarının daha kolay anlaşılabileceği, ancak Türkçe dil yapısı içerisinde Yeni ve Yenilik kavramlarının aynı bağlamda algılandığı ifade ediliyor.
Emsal karar talebi masada
Yenilik Partisi, bu talebini desteklemek için yakın geçmişte yaşanan bir başka siyasi gelişmeyi de Yargıtay'ın dikkatine sundu. Yükselen Türkiye Partisi Genel Başkanı Duygu Çil Sucuka'nın 19 Aralık 2024 tarihinde Yeni Parti ismini almak için yaptığı başvurunun, Yenilik Partisi ile isim benzerliği taşıdığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedildiği hatırlatıldı. Söz konusu kararın, mevcut Yeni Parti için de emsal teşkil etmesi gerektiği savunuluyor.
Hukuki süreç nasıl işleyecek?
Parti yönetimi, Yargıtay'dan daha önce başka bir parti hakkında verilen isim değiştirme kararının, Yeni Parti için de uygulanmasını talep ediyor. Dilekçede, Yenilik Partisi'ni çağrıştıran bu ismin, siyasi rekabet ortamında haksız bir algı yarattığı ve seçmenin tercihini etkileyebilecek bir karışıklığa yol açtığı belirtiliyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, sunulan bu gerekçeleri ve emsal kararları inceleyerek önümüzdeki günlerde bir karar vermesi bekleniyor. Siyasi arenada isim benzerlikleri üzerinden yürütülen bu hukuki mücadele, partilerin kimliklerini koruma çabası açısından dikkatle takip ediliyor.