İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi resmi temas ve açılış programı için geldiği Çorum'da, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör sorununa karşı yürütülen stratejik sürece dair önemli açıklamalarda bulundu. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Uygulama Camisi'nin açılışını gerçekleştirdikten sonra Merkezi Derslik Binası Konferans Salonu'nda düzenlenen Terörsüz Türkiye Konferansı'na katılan Bakan Çiftçi, burada yaptığı konuşmada devletin kararlılığını vurguladı. Etkinliğe AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hülya Terzioğlu, bölge milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda akademisyen ile öğrenci eşlik etti. Bakan Çiftçi, konuşmasının merkezine, terörün gölgesinden arındırılmış bir gelecek vizyonunu yerleştirdi.

Güvenlikte yeni dönem: 3T stratejisi
Bakan Çiftçi, terörle mücadelede izledikleri yöntemi '3T' olarak adlandırdıkları üç aşamalı bir güvenlik anlayışıyla tanımladı. Bu stratejinin ilk ayağı olan tespit aşamasında, bölücü örgütün tüm lojistik hatları, finansal ağları ve yapısal uzantılarının en ince ayrıntısına kadar görünür kılındığını belirtti. İkinci aşama olan takip sürecinde ise sahadaki her gelişmenin kesintisiz izlendiğini ve silah bırakma sürecinin sağlıklı işlemesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Son aşama olan tasfiye sürecinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu hedef doğrultusunda, silah tamamen devreden çıkana kadar mücadelenin tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğini dile getirdi. Bakan, bu üç aşamanın birbirinden bağımsız değil, aynı kararlı iradenin birbirini tamamlayan halkaları olduğunu vurguladı.

Ortak gelecek ve kardeşlik vurgusu
Konuşmasında Türkiye'nin kadim Anadolu topraklarındaki birlik ve beraberlik ruhuna değinen Çiftçi, Malazgirt'ten Çanakkale'ye uzanan tarihsel süreçte Türk, Kürt, Alevi ve Sünni tüm unsurların ortak bir kaderi paylaştığını hatırlattı. Ahmed Arif'in dizelerine atıfta bulunarak toplumsal bağların kan ve hatıralarla örüldüğünü belirten Bakan, Mehmet Akif Ersoy'un tefrika uyarısını anımsatarak millet olma iradesinin birbirinin hakkını gözetmekten geçtiğini ifade etti. Terörün sadece can kaybına değil, aynı zamanda ağır bir ekonomik maliyete de yol açtığını belirten Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği 2 trilyon dolarlık kaybın, aslında Türkiye'nin eğitim, teknoloji ve kalkınma hamlelerinden çalınan bir zaman dilimi olduğunu dile getirdi. Güven ortamının tesis edilmesiyle birlikte bu kaynakların ülkenin refahı için kullanılacağını belirtti.

Hukuk devleti ve toplumsal bütünleşme
Terörsüz Türkiye hedefinin sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda hukuki ve siyasi bir devlet projesi olduğunu belirten Bakan Çiftçi, bu sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde geniş bir mutabakatla desteklendiğini hatırlattı. 467 milletvekilinin oyuyla yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un, bu iradenin kurumsal zeminini oluşturduğunu ifade etti. İçişleri Bakanlığı olarak görevlerini her zaman hukukun çizdiği sınırlar içerisinde yerine getirdiklerini belirten Çiftçi, şiddetin hiçbir meşru talebin aracı olamayacağını vurguladı. Kamu düzenini koruma, suçu önleme ve adaleti tesis etme sorumluluğunun devletin vazgeçilmez bir görevi olduğunu yineleyen Bakan, şehit ailelerinin ve gazilerin emanetine sahip çıkmanın, bu sürecin en hassas ve ayrılmaz bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

