Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sinop'ta gerçekleştirdiği temaslar sırasında Türkiye'nin son çeyrek asırlık ekonomik ve sosyal yolculuğuna dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında vatandaşlarla ve teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Yılmaz, ülkenin gelişiminin önündeki en büyük engellerden birinin terör sorunu olduğunu ifade etti. Yılmaz, terörün sadece güvenlik harcamalarıyla sınırlı kalmayıp, tarımdan turizme, madencilikten doğrudan yatırımlara kadar pek çok alanı doğrudan veya dolaylı yollarla sekteye uğrattığını belirtti. Bu maliyetin geçmişten bugüne yapılan hesaplamalar ışığında en az 2,3 trilyon dolar seviyesinde olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu rakamın Türkiye'nin potansiyelini ne kadar kısıtladığını gözler önüne serdi.
Ekonomik Kayıpların Gölgesinde Bir Gelecek
Yılmaz, AK Parti'nin 25 yıllık siyasi serüvenine değinerek, 2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip olan Türkiye'nin bugün geldiği noktanın büyük bir dönüşümün eseri olduğunu savundu. Ancak bu dönüşümün, terörün yarattığı prangalar nedeniyle çok daha ileri bir seviyede olabileceğine dikkat çekti. Terörün sadece bir güvenlik meselesi olmadığını, aynı zamanda bir kalkınma engeli olduğunu belirten Yılmaz, eğer bu devasa kaynaklar terörle mücadele yerine ülkenin refahını artıracak yatırımlara yönlendirilmiş olsaydı, Türkiye'nin bugün çok daha farklı bir ekonomik ligde yer alacağını ifade etti. Bu nedenle terörsüz bir Türkiye hedefinin, ülkenin geleceği için hayati bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Küresel Belirsizlikler ve İç Cephe Vurgusu
Dünyanın büyük bir çalkantı ve belirsizlik döneminden geçtiğini belirten Yılmaz, küresel güç dengelerinin değiştiği, rekabetin arttığı ve çatışmaların derinleştiği bir ortamda Türkiye'nin konumunu değerlendirdi. Çin ile ABD arasındaki rekabetten, Rusya-Ukrayna savaşına ve Gazze'deki insani krize kadar pek çok gelişmenin Türkiye'yi ve Karadeniz bölgesini doğrudan etkilediğini hatırlatan Yılmaz, bu riskli ortamda Türkiye'nin birlik ve beraberliğini korumasının önemine vurgu yaptı. Farklı etnik kimliklerin, mezheplerin ve inançların bir zenginlik olduğunu belirten Yılmaz, iç cephenin kuvvetlendirilmesi gerektiğini ve ortak hedefler etrafında yek vücut olarak hareket etmenin, ülkeyi ileriye taşıyacak tek yol olduğunu ifade etti.
Meclis'ten Gelen Tarihi Destek
Sinop'a 14 yıl önce de geldiğini ve o dönemde yapılan kalkınma çalıştaylarını hatırlatan Yılmaz, valilikte geçmişten bugüne yaşanan gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduklarını belirtti. Terörsüz Türkiye sürecine TBMM'nin de güçlü bir destek verdiğini ifade eden Yılmaz, Meclis'te 367 oyla kabul edilen kararın tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Türkiye'nin terör sorununu artık tamamen gündeminden çıkarmak istediğini belirten Yılmaz, bu prangadan kurtulmanın ülkenin kalkınma hedeflerine ulaşması için en önemli anahtar olduğunu yineledi. Yılmaz, AK Parti'nin işçi, dar gelirli ve orta sınıf kesimlerden aldığı desteğin tesadüf olmadığını, bu politikaların temelinde halkın refahını artırma gayesinin yattığını sözlerine ekledi.