Akademisyenlerin dijital platformlardaki varlıkları ve sosyal medya kullanımları üzerine son dönemde artan tartışmalar, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) gündemine taşındı. Basın yayın organlarında ve çeşitli sosyal medya mecralarında, akademisyenlerin bu platformlardaki faaliyetlerine yönelik yeni kısıtlamalar getirildiği yönünde iddialar ortaya atılmıştı. Söz konusu iddiaların kamuoyunda geniş yankı bulması üzerine YÖK, konuya açıklık getiren resmi bir bilgilendirme yayımladı.
İddiaların arka planı ve gerçekler
Kurum tarafından yapılan açıklamada, gündeme gelen görüş yazısının aslında yeni bir düzenleme veya kısıtlama kararı olmadığı net bir dille ifade edildi. YÖK yetkilileri, kamuoyuna yansıyan metnin, sadece bir devlet üniversitesinin başvurusu üzerine mevzuat gereği yetkili makama iletilen bir cevaptan ibaret olduğunu belirtti. Bu görüşün, üniversiteleri bilgilendirme amacıyla paylaşıldığı ve genel bir kural değişikliği içermediği vurgulandı.
Yeni bir düzenleme yapılmadı
Akademik personelin dijital faaliyetlerine yönelik herhangi bir yeni mevzuat değişikliğine gidilmediğinin altını çizen Yükseköğretim Kurulu, mevcut durumun korunmaya devam ettiğini belirtti. Kurumun açıklamasında, bu tür görüş yazılarının rutin bir idari süreç olduğu ve yanlış yorumlanmaması gerektiği ifade edildi. Akademisyenlerin sosyal medya kullanımları konusunda herhangi bir kısıtlayıcı düzenleme yapılmadığı, kamuoyunda oluşan yanlış algının bu şekilde düzeltilmesi hedeflendi.
Bilgilendirme süreci nasıl işledi?
Söz konusu görüşün, üniversitelerin mevzuat konusundaki sorularına verilen standart bir yanıt olduğu belirtildi. YÖK, devlet üniversiteleriyle paylaşılan bu bilginin, kurumlar arası yazışma prosedürlerinin bir parçası olduğunu hatırlattı. Dolayısıyla, akademisyenlerin dijital platformlardaki faaliyetlerini kısıtlayan veya değiştiren yeni bir düzenleme bulunmadığı, mevcut mevzuatın geçerliliğini koruduğu bir kez daha teyit edilmiş oldu.