Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, yatırım dünyasını yakından ilgilendiren kritik bir düzenlemeye imza attı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl yönetiminde toplanan Genel Kurul, uzun süredir beklenen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşerek kabul etti. Gündem dışı konuşmalar ve milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından yasalaşan bu düzenleme, yatırım fonlarının tasfiye süreçlerinde yeni bir dönemi başlatıyor.
SPK denetiminde şeffaf tasfiye süreci
Kabul edilen kanun metni, yatırım fonları için genel bir tasfiye rejimi oluşturmak yerine, her bir fonun kendi dinamiklerine göre hareket edilmesini öngörüyor. Bu süreçte Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiyenin gözetim ve denetiminden sorumlu ana otorite olarak konumlandırıldı. SPK'ya; fon varlıklarının tespiti, nakde çevrilmesi, değerleme esaslarının belirlenmesi ve nihai ödeme planlarının oluşturulması gibi konularda geniş yetkiler tanındı. Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcıların menfaatlerini korumak adına portföy yapısını en yüksek ekonomik değeri sağlayacak şekilde yönetmekle yükümlü kılındı. Bu kapsamda SPK, geri alım, hakim ortağa satış veya toptan satış gibi yöntemleri devreye alabilecek.
Yatırımcıya 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri, yatırımcıların mağduriyetini azaltmayı hedefleyen ara ödeme sistemi oldu. Buna göre, net yatırım tutarı 1 milyon Türk lirasının altında olan yatırımcılara bu tutarda, 1 milyon lira ve üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon lira olacak şekilde ara ödeme yapılacak. Dağıtılabilir nakdin yetersiz kalması durumunda ise öncelik, net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcılara verilecek. MKK, Takasbank, Borsa İstanbul ve Türkiye Bankalar Birliği gibi kurumlar, bu ödemelerin sağlıklı yürütülmesi için gerekli verileri Yatırımcı Tazmin Merkezi veya TMSF ile paylaşacak. Öte yandan, fonlarla birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara herhangi bir ödeme yapılmayacağı da kanunla hüküm altına alındı.
Sorumluların malvarlığına el konulacak
Kanun, sadece tasfiye sürecini düzenlemekle kalmıyor, aynı zamanda fon zararlarından sorumlu olanların malvarlıklarına yönelik de sert tedbirler getiriyor. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde el konulan malvarlıkları, fonun geri kazanım sistemine dahil edilecek. Doğrudan fona iadesi mümkün olan değerler, mahkeme kararıyla ilgili fona aktarılacak. Gayrimenkul gibi doğrudan devredilemeyen varlıklar için ise TMSF'ye kayyum yetkisi verildi. TMSF, dava sonucunu beklemeden bu varlıkları satarak fonun zararını karşılayabilecek. Geri kazanım hesabına aktarılan bu tutarlar, sadece yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek ve hiçbir şekilde haczedilemeyecek. Meclis'teki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Başkanvekili Bingöl, birleşimi 27 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.