Tekirdağ'da 9 Ocak tarihinde yaşanan ve tüm kenti sarsan cinayetin ardından başlatılan yargı sürecinde, sanık İnci Çalışkan'ın işlediği suçun detayları kan dondurdu. Süleymanpaşa ilçesi Hürriyet Mahallesi'nde yalnız yaşayan 70 yaşındaki Binnaz Eriş'in evinden yükselen dumanlar, mahalle sakinlerini harekete geçirdi. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin kilitli kapıyı kırarak girdiği dairede, Eriş'in cansız bedeni kanlar içinde bulundu. Yapılan ilk incelemeler, yaşlı kadının bıçaklanarak öldürüldüğünü ortaya koydu. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, maktulün yeğeni İnci Çalışkan ve eşi C.Ç. gözaltına alındı. İnci Çalışkan, emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf ederek, teyzesini öldürdükten sonra evdeki değerli eşyaları alıp çıktığını, ardından cesedi yok etmek amacıyla kolonya dökerek evi ateşe verdiğini anlattı. Cinayetin ardından hiçbir şey olmamış gibi olay yerine dönüp yakınlarıyla birlikte gözyaşı döktüğü belirlenen Çalışkan, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yapay zekadan cinayet tüyoları almış
Soruşturma derinleştikçe, sanığın cinayeti planlı bir şekilde işlediği ortaya çıktı. İddianamede yer alan bilgilere göre, İnci Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zeka uygulamalarına girerek, 'Kafatasından vursam daha çabuk ölür mü?', 'Nasıl ceset yok edilir?', 'İz bırakmadan adam öldürme' gibi korkunç sorular yönelttiği tespit edildi. Ayrıca, evde yapılan aramalarda kanlı bıçak, tornavida ve maktule ait kan izleri taşıyan tülbentler ele geçirildi. Çalışkan'ın cinayet günü bir kuyumcuda altın bozdurduğu ve evinde yüklü miktarda döviz bulunduğu da kayıtlara geçti. Sanığın, cinayeti işlemek için Ömer B. tarafından yönlendirildiğini iddia etmesi üzerine, Ömer B. hakkında da 'azmettirme' suçundan dava açıldı.

Mahkemede şok eden 'iş yoğunluğu' gerekçesi
Tekirdağ 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, tutuklu sanık İnci Çalışkan katılamadı. Mahkeme tutanaklarına sanığın duruşmaya getirilmemesiyle ilgili 'iş yoğunluğu nedeniyle getirilemedi' notunun düşülmesi dikkat çekti. Duruşmada savunma yapan Ömer B., suçlamaları reddederek İnci Çalışkan ile geçmişte bir gönül ilişkisi olduğunu ancak cinayetle hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu. Ömer B., 'Ben Binnaz Eriş'i tanımıyorum, yaşanan bu olaylardan dolayı ben de mağdurum' ifadelerini kullandı. Maktulün oğlu Serkan Eriş ise duruşmada büyük bir üzüntü ve öfke içinde, 'İnci Çalışkan sürekli annemin evine girip çıkan birisiydi. Ailecek yaşadığımız bu acıyı Allah kimseye yaşatmasın. Kendi adıma ve ailem adına en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum' diyerek adaletin yerini bulmasını talep etti.

İlişkiler ağı ve çelişkili ifadeler
Duruşmada tanık olarak dinlenen İnci Çalışkan'ın arkadaşı D.B., sanığın Ömer B. tarafından tehdit edildiğini iddia etti. D.B., 'İnci bana Ömer B.'nin kendisini, kocasına ve ailesine çocuğun babasının kendisi olduğunu söylemekle tehdit ettiğini anlatıyordu' dedi. Sanığın eşi C.Ç. ise Ömer B.'yi tanımadığını ve eşinin kendisine babasının borcu olduğunu söyleyerek altınlarını istediğini belirtti. Mahkeme heyeti, İnci Çalışkan'ın tutukluluk halinin devamına, Ömer B.'nin ise adli kontrol şartıyla serbestliğinin sürmesine karar vererek duruşmayı 4 Şubat 2027 tarihine erteledi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için mahkeme süreci titizlikle devam ediyor.



