Opel denince akla gelen ilk modellerden Astra, 1991'de yollara çıktığında kimse bu kadar uzun soluklu bir hikaye yazacağını tahmin etmiyordu. O zamanki adıyla Astra F, yalnızca bir otomobil değil; dönemin çevre bilinciyle şekillenen otomotiv dünyasının da öncüsü oldu. Şimdi ise 35 yıllık bu miras, tamamen elektrikli motorlarla yeni bir döneme kapı aralıyor.

İlk nesil nasıl efsane oldu?
Astra F, 1991-1997 yılları arasında hatchback, sedan, station wagon ve Bertone imzalı Cabrio gibi seçeneklerle satışa sunuldu. 150 beygir gücündeki GSi versiyonu ise dönemin performans tutkunlarının gözdesiydi. Opel, bu modelle 4,13 milyon adet üreterek tarihinin en çok satan otomobili rekorunu kırdı. Bu rakam, markanın bugün bile ulaşamadığı bir zirve olarak kayıtlara geçti.

Astra F'in asıl farkı neydi?
Bu model, sadece satış rakamlarıyla değil, getirdiği yeniliklerle de konuşuldu. Çift çelik kapı barları ve çift hava yastığı, dönemi için oldukça ileri güvenlik standartlarıydı. Ayrıca radyo ve yol bilgisayarını tek ekranda toplayan ilk "Multi-Medya Ekranı" da bu arabada hayat buldu. Opel, kabin içi hava kalitesini koruyan "Clean Air System" ile de o yıllarda bugünün teknolojilerinin temelini atmış oldu.
Yeni nesil Astra ne sunuyor?
Almanya'nın Rüsselsheim kentinde tasarlanan yeni Astra, köklerine sadık kalırken teknolojiyi de üst seviyeye taşıyor. Tamamen elektrikli versiyonu tek şarjla 454 kilometre menzil sunuyor. Ayrıca şarj edilebilir hibrit, hibrit ve dizel motor seçenekleriyle her kesime hitap ediyor. Tasarımda ise aydınlatmalı Opel logosu ve 50 binden fazla piksel kullanan Intelli-Lux HD farlar dikkat çekiyor. İç mekandaki geri dönüştürülmüş malzemelerle de çevre dostu kimliğini koruyor.