Türkiye, elektrik üretiminde rotayı tamamen temiz enerjiye çevirdi. Haziranda açıklanan son veriler, güneş ve rüzgar gibi kaynakların enerji portföyümüzdeki ağırlığının ciddi oranda arttığını gösteriyor. Artık elektriğimizin büyük bir kısmı fosil yakıtlar yerine doğal döngülerden sağlanıyor.
Güneş ve rüzgarın payı artıyor
Güneş enerjisi santralleri 27 bin 210 megavatlık kapasiteye ulaştı. Bu rakam, toplam kurulu gücün yüzde 21,6’sına denk geliyor. Rüzgar enerjisi ise 15 bin 281 megavat kapasite ile toplam gücün yüzde 12,1’ini karşılıyor. İki kaynağın toplam payı yüzde 33,7 seviyesine çıktı.
Bu değişim cebine nasıl yansır
Yenilenebilir kaynakların artması, dışa bağımlılığımızı azaltıyor. Enerji maliyetlerindeki dalgalanmaları dengelemek için bu dönüşüm kritik öneme sahip. Özellikle sanayi ve fabrikalar kendi enerjilerini üretmeye başladıkça, uzun vadede elektrik fiyatlarında daha sürdürülebilir bir yapı kurulması hedefleniyor.
Sırada ne var
Önümüzdeki dönemde güneş ve rüzgar yatırımları hız kesmeden devam edecek. Şirketlerin kendi öz tüketimlerini karşılamak için kurduğu güneş panelleri, şebeke üzerindeki yükü hafifletiyor. Türkiye, önümüzdeki yıllarda yenilenebilir enerjinin toplam içindeki payını daha da yukarı taşımayı amaçlıyor.