Tokat mutfağının vazgeçilmez kışlıklarından biri olan şeker pancarı pekmezi, bölge halkının imece usulü çalışmalarıyla hazırlanmaya devam ediyor. Modern dünyanın hızına inat, büyük bir sabır ve emek isteyen bu geleneksel üretim süreci, hasat edilen pancarların tarlalardan toplanmasıyla başlıyor. Havva Çiftçier, çocukluk yıllarından beri babaannelerinden gördükleri bu yöntemi evinde uygulamaya devam ederek kültürel mirası yaşatıyor.
Zahmetli hazırlık süreci
Üretimin ilk aşamasında, tarladan yeni sökülen şeker pancarları büyük bir titizlikle topraktan arındırılıyor. Yıkama işleminin ardından ince ince doğranan pancarlar, dev kazanlarda haşlanmaya bırakılıyor. Çiftçier, temizliğin önemine vurgu yaparak, pancarların iyice yıkanmaması durumunda pekmezin toprak kokusu barındıracağını belirtiyor. Haşlanan pancarların suyu süzülerek posasından ayrılıyor ve elde edilen öz su, pekmez kıvamına gelene kadar tekrar kaynatılıyor.
Kuşaktan kuşağa aktarılan miras
Kaynadıkça koyulaşan ve yoğun bir kıvam alan pancar suyu, ocaktan alınarak soğumaya bırakılıyor. Bu süreç, sadece bir gıda üretimi değil, aynı zamanda aile büyüklerinden öğrenilen bir yaşam biçimi olarak öne çıkıyor. Çocukluklarında bu lezzetle büyüdüklerini ifade eden Çiftçier, pancar pekmezinin hem şifalı hem de geleneksel bir değer olduğunu dile getiriyor. İki veya üç defa süzme işleminden geçirilerek saflaştırılan bu doğal pekmez, kış aylarında sofraların baş tacı oluyor.
Doğal ve geleneksel yöntemler
Modern teknolojinin sunduğu kolaylıklara rağmen, Tokatlılar pancar pekmezini geleneksel yöntemlerle hazırlamaktan vazgeçmiyor. Kazanlarda saatlerce süren kaynatma işlemi, ürünün lezzetini ve kalitesini belirleyen en önemli aşama olarak kabul ediliyor. Emek yoğun bu süreç, bölgedeki kış hazırlıklarının en renkli ve kültürel açıdan en zengin parçalarından biri olmaya devam ediyor.