Doğu Karadeniz tarımının en büyük tehditlerinden biri haline gelen ve yüzlerce farklı bitki türünü hedef alarak ciddi verim kayıplarına yol açan kahverengi kokarca istilası, Trabzon'da uygulanan çok katmanlı mücadele stratejisiyle büyük oranda bertaraf edildi. Geçtiğimiz sezon fındık bahçelerinde yüzde 10'un üzerinde ürün zayiatına neden olan bu istilacı tür, bu yıl yürütülen koordineli çalışmalar sayesinde neredeyse sıfır zarar seviyesine indirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın öncülüğünde, yerel yönetimlerin de desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlar, hem biyolojik hem de kimyasal yöntemlerin bir arada kullanılmasıyla başarıya ulaştı.

Samuray arıları doğadaki dengeyi yeniden kurdu
Mücadelenin en dikkat çekici ayağını, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından iki yıl içerisinde laboratuvar ortamında üretilerek doğaya salınan yaklaşık 3 milyon samuray arısı oluşturdu. Kokarcanın yumurtalarını parazitleyerek çoğalmasını engelleyen bu doğal avcılar, zararlı popülasyonunun düşürülmesinde kilit rol oynadı. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, samuray arılarının sahada gözlemlenen etkisinin, mücadelenin nihai başarıya ulaşmasında en önemli etken olduğunu vurguladı. Kaplan, bu biyolojik yöntemin kokarca ile savaşta bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, geçen yıla oranla fındıktaki zararın yok denecek kadar azaldığını belirtti.

Kışlaklarda başlayan topyekün temizlik
Biyolojik mücadelenin yanı sıra, zararlının kış aylarını geçirdiği alanlara yönelik yapılan operasyonlar da sonuç verdi. İlkbahar döneminde kokarcaların kışlaklardan çıkıp bahçelere yayılmasını engellemek amacıyla Trabzon genelinde 30 bine yakın nokta ilaçlandı. Ayrıca, kokarcanın yoğun olduğu bölgelere yerleştirilen feromon tuzakları ve cezbet-öldür yöntemiyle uygulanan zirai ilaçlamalar, bahçelerdeki zararlı yoğunluğunu minimize etti. Üreticiler, geçen yıl evlerinin içinden bahçelerine kadar her yeri saran ve mahsullerini acılaştırarak kullanılamaz hale getiren kokarcanın bu sene neredeyse hiç görülmemesinden duydukları memnuniyeti dile getiriyor.

Rehavete yer yok: Mücadele uzun soluklu bir süreç
Uzmanlar, elde edilen başarının sevindirici olduğunu ancak kokarcanın doğadaki varlığının tamamen sona ermediğini hatırlatıyor. Dünyadaki örnekleri incelendiğinde, bu zararlının girdiği bir ekosistemden 50 yıl boyunca çıkmadığına dikkat çeken yetkililer, üreticileri rehavete kapılmamaları konusunda uyarıyor. Eylül ayı ortalarında evlere doğru yaşanabilecek kısa süreli bir göç dalgasına karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, vatandaşlara dağıtılan 20 bin biosidal ürünle halk sağlığının da korunduğunu ifade etti. Fındık üreticileri ise bu yılki verimin yüksekliğinden ve kokarcanın yarattığı baskının kalkmasından dolayı oldukça umutlu. Özellikle külleme gibi mantar hastalıklarına karşı dikkatli olan ve mücadeleyi aksatmayan çiftçiler, bu sezonun hem miktar hem de kalite açısından oldukça bereketli geçtiğini belirtiyor.




