Denizlerin akciğeri olarak kabul edilen ve dünyadaki oksijen üretiminin yüzde 70'ini karşılayan deniz çayırlarını korumak amacıyla Türkiye, Akdeniz havzasındaki en kapsamlı çevre koruma hareketlerinden birini başlatıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen bu geniş çaplı çalışma, Fethiye Körfezi'ni hem fiziksel kirlilikten arındırmayı hem de deniz trafiğini sürdürülebilir bir düzene kavuşturmayı hedefliyor. Bakan Murat Kurum, gelecek nesillere daha temiz bir deniz mirası bırakmak adına başlatılan bu seferberliğin, bölgedeki ekolojik tahribatı durduracak kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Deniz tabanında 16 milyon metreküplük dev temizlik
Projenin en dikkat çekici ayağını, yıllardır körfez tabanında biriken ve doğal yaşamı boğan dip çamurunun temizlenmesi oluşturuyor. Yaklaşık 600 hektarlık bir alana yayılan ve yer yer 2,7 metre yüksekliğe ulaşan 16,2 milyon metreküplük çamur tabakası, Türkiye Çevre Ajansı'na (TÜÇA) ait özel dip tarama gemileriyle çıkarılacak. Bu devasa operasyonun tamamlanmasıyla körfezdeki derinliğin ortalama 3,4 metreye çıkarılması ve deniz ekosisteminin kendi doğal döngüsüne kavuşması planlanıyor. Körfezin nefes almasını sağlayacak bu çalışma, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin yeniden canlanması için atılan en somut adım olarak öne çıkıyor.
Dijital rezervasyon ile koylarda adaletli kullanım
Deniz araçlarının kontrolsüz şekilde çapa atarak deniz tabanındaki hassas ekosistemi, özellikle deniz eriştesi olarak bilinen çayırları tahrip etmesini engellemek için Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemleri devreye alındı. Göcek-Dalaman koylarında pilot bölge olarak başlayan uygulamada, teknelerin artık rastgele demir atması yerine sabitlenmiş tonoz ve mapa sistemlerine bağlanması zorunlu kılındı. DERİA mobil uygulaması üzerinden dijital rezervasyon sistemine geçen tekne sahipleri, koylarda en fazla 3 gün, toplamda ise 11 gün konaklayabiliyor. Bu düzenleme, koylardaki aşırı yoğunluğu azaltırken, deniz trafiğini de standart bir disipline kavuşturuyor.
Deniz süpürgeleriyle 7/24 koruma kalkanı
Sistemin işleyişi sadece bağlama düzeniyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda atık yönetimi ve günlük temizlik faaliyetleriyle de destekleniyor. DERİA bünyesinde görev yapan atık alım gemileri ve TÜÇA91 deniz süpürgesi, körfezdeki kirliliğe anında müdahale ederek deniz yüzeyini sürekli temiz tutuyor. Bölgede görev yapan kaptanlar ve denizciler, bu sistemin deniz ekosistemini bir otel gibi kullanma alışkanlığını sona erdirdiğini ve denizlerin korunması konusunda büyük bir farkındalık yarattığını belirtiyor. 14 palamar botu ve 4 deniz denetim botuyla sahadaki denetimlerini sıkılaştıran ekipler, deniz ekosisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak için 7 gün 24 saat esasına göre devriye geziyor. Bu entegre yaklaşım, sadece bugünü değil, gelecekteki deniz turizminin ve doğal yaşamın devamlılığını garanti altına almayı amaçlıyor.