Son dönemde hemen herkesin dilinde olan zayıflama iğneleri, hızlı sonuç beklentisiyle popüler hale geldi. Ancak uzmanlar, bu yöntemlerin bir "sihirli değnek" olmadığını ve sadece tıbbi gereklilik durumunda devreye girmesi gerektiğini vurguluyor. KTÜ Farabi Hastanesi’nden Dr. Abdullah Kaan Kurt, Türkiye’de toplumun yüzde 70’inin fazla kilolu ya da obez olduğuna dikkat çekerek, meselenin estetik değil ciddi bir sağlık sorunu olduğunu hatırlatıyor.
İğne kimler için uygun
Pek çok kişi sadece birkaç kilodan kurtulmak için bu iğnelere yöneliyor. Oysa doktorlar bu yöntemi, beden kitle indeksi 30’un üzerinde olan veya 27’nin üzerinde olup diyabet, tansiyon gibi ek hastalıkları bulunan hastalar için öneriyor. İğneler, iştahı baskılayıp tokluk hissini uzatarak kişinin daha az kalori almasını sağlıyor. Fakat sağlıklı beslenme ve spor hayatınızın merkezinde yoksa, ilacı bıraktığınız an verdiğiniz kiloları hızla geri alıyorsunuz.
İlaç bırakılınca ne oluyor
En büyük hata, iğneyi tek başına çözüm sanmak. Doktor Kurt, yaşam tarzı değişikliği yapılmadığı takdirde kas kaybıyla birlikte metabolizmanın yavaşladığını ve eski kilolara dönmenin kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Kısacası; diyet, uyku düzeni ve hareket üçlüsünü kurmadan kullanılan iğneler, sadece geçici bir çözüm sunuyor. Eğer kilonuz sağlık riskleri oluşturacak seviyedeyse, önce bir uzmana danışıp yaşam tarzınızı gözden geçirmeniz gerekiyor.