Tunceli'de sahipsiz hayvanların yaşam kalitesini artırmak ve sokaklardaki başıboşluk sorununa kalıcı bir çözüm getirmek amacıyla hayata geçirilen Sahipsiz Hayvan Bakım Evi ve Doğal Yaşam Alanı, bugün şehrin en dikkat çekici projelerinden biri haline geldi. Toplam 168 dönümlük geniş bir arazi üzerine kurulan bu devasa tesis, sadece bir barınak değil, aynı zamanda hayvanların doğal ortamlarına yakın bir şekilde yaşamlarını sürdürebilecekleri kapsamlı bir rehabilitasyon merkezi olarak hizmet veriyor. Geçmişte tesisin kurulmasına ve hayvanların toplanmasına karşı çıkan vatandaşlar, merkezin sunduğu imkanları ve hayvanlara gösterilen özeni gördükten sonra sürece yönelik bakış açılarını tamamen değiştirdi. Bugün pek çok hayvansever, merkezin kapılarını ziyaret ederek besleme ve bakım çalışmalarına aktif olarak katılıyor.
Önyargılardan iş birliğine uzanan süreç
Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, merkezin kuruluş aşamasında yaşanan toplumsal direncin, şeffaf yönetim ve doğru uygulamalarla nasıl aşıldığını şu sözlerle özetliyor: Bir sene önce yasal düzenlemeler çerçevesinde ülkemizde başıboş hayvan kalmaması yönünde kararlar alındığında, vatandaşlarımız nasıl bir sonuçla karşılaşacaklarını kestiremediler. Hatta bu sürecin suistimal edilebileceğine dair endişeler hakimdi. Ancak Tunceli halkının canlılara karşı olan derin hassasiyeti, bizim bu projeyi çok daha titiz bir şekilde yönetmemizi gerektirdi. Biz, hayvanların ya sahiplenileceğini ya da bizim korumamız altında olacaklarını taahhüt ettik. Gelinen noktada, vatandaşlarımızın bu merkezin işleyişinden duyduğu memnuniyet, doğru bir yolda olduğumuzun en büyük kanıtıdır. Tesisin ameliyathanesinden röntgen cihazına, yavru köpek bölümlerinden cinslere göre ayrılmış yaşam alanlarına kadar her detay, hayvanların refahı düşünülerek tasarlandı.
Modern tesisin sunduğu imkanlar
Sahipsiz Hayvan Bakım Evi Müdürü Veteriner Hekim Eda Su Yıldırım, merkezin sadece bir toplama merkezi olmadığını, aynı zamanda bir sağlık ve yaşam kompleksi olduğunu vurguluyor. Son bir yıl içerisinde 5 bin 336 sahipsiz köpeğin toplama işleminin gerçekleştirildiği merkezde, şu an bin 775 köpek misafir ediliyor. Yıldırım, çalışmaların temel amacının sadece hayvanları sokaktan uzaklaştırmak değil, aynı zamanda hastalık etkenleriyle mücadele etmek ve saldırgan davranış gösteren hayvanları rehabilite etmek olduğunu belirtiyor. Kısırlaştırma ve aşılama faaliyetlerinin aralıksız sürdüğü merkezde, sadece köpekler değil, sahipsiz kediler için de özel hizmetler sunuluyor. Tesisin en önemli avantajlarından biri ise kendi mama üretim merkezine sahip olması. Günlük 650-700 kilogram mama üretimi yapabilen bu merkez, hayvanların beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük bir kolaylık sağlıyor.
Hayvanseverlerle birlikte yaşam
Merkezin kapıları, sadece görevlilere değil, aynı zamanda hayvanseverlere de her zaman açık. Haftanın belirli günlerinde düzenlenen programlar sayesinde vatandaşlar, barınaktaki hayvanlarla vakit geçirebiliyor, onların beslenmesine ve bakımına destek verebiliyor. Bu etkileşim, hem hayvanların sosyalleşmesine katkı sağlıyor hem de toplumun hayvanlara olan bakış açısını daha şefkatli bir noktaya taşıyor. Tunceli'deki bu model, hayvanların yaşam haklarını korurken, aynı zamanda şehirdeki sokak hayvanı sorununu da modern ve insani yöntemlerle çözüme kavuşturuyor. Vali Aygöl'ün de ifade ettiği gibi, bu merkezde sadece hayvanlara bakılmıyor, aynı zamanda onlara hak ettikleri değer verilerek sahipleniliyor. Tunceli, bu projesiyle sahipsiz hayvanların emin ellerde olduğu bir şehir olarak öne çıkıyor.