Van Gölü’nün kendine has sodalı sularında yaşayan inci kefalleri, nesillerini devam ettirmek için her yıl aynı dönemde büyük bir göç başlatıyor. Balıklar yumurtalarını bırakmak amacıyla akarsuların tersine doğru yüzerek zorlu bir hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu eşsiz doğa olayı, hem yerel halkın hem de dünyanın dört bir yanından gelen fotoğrafçıların büyük ilgisini çekiyor.
Doğal engeller ve avcılar
Balıklar göç sırasında sadece suyun debisiyle değil, aynı zamanda kıyılarda onları bekleyen martılar ve diğer yırtıcı hayvanlarla da mücadele ediyor. Bu zorlu süreç, doğanın kendi döngüsünü sergileyen dev bir şölen alanına dönüşüyor. Bölgedeki balık popülasyonunu korumak amacıyla 15 Nisan ile 15 Temmuz arasında avlanma yasağı uygulanıyor. Jandarma, polis ve zabıta ekipleri 7 gün 24 saat nöbet tutarak kaçak avcılığın önüne geçmeye çalışıyor.
Bölge ekonomisi ve turizm etkisi
Yaklaşık 30 yıldır bölgede doğa fotoğrafçılığı yapan Ferzender Coşar, bu yılki yağışların su debisini artırmasıyla göçün oldukça bereketli geçtiğini belirtiyor. Balıkların yaklaşık 10 gün daha akarsularda kalacağını ifade eden Coşar, göçü izlemeye gelen yerli ve yabancı turistlerin bu eşsiz güzelliği kayıt altına aldığını vurguluyor. Yetkililer, vatandaşlardan avlanma yasağına titizlikle uymalarını istiyor. Toplumun yasağı büyük oranda benimsediği ve bilinçlendiği gözlemleniyor. Peki, bu göç yolculuğu sona erdiğinde balıklar tekrar göle nasıl dönüyor? Balıklar yumurtalarını bıraktıktan sonra dinlenme sürecine giriyor ve ardından tekrar Van Gölü’nün sularına geri dönüyor.