Van ekonomisinin uzun süredir beklediği kritik gelişme nihayet gerçekleşti. Kapıköy Gümrük Kapısı'nın karşılıklı tır geçişlerine açılması, bölgedeki sanayiciler ve ihracatçılar için yeni bir dönemin kapılarını araladı. Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, bu gelişmeyi sadece bir sınır geçişi değil, bölgenin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyecek stratejik bir hamle olarak değerlendirdi. TRT GAP Diyarbakır Radyosu'nda katıldığı bir programda konuyu detaylandıran Aslan, sınırın ötesindeki Razi kapısı ile entegre bir şekilde işleyecek olan bu yeni düzenin, Van'ın Türkiye'nin en doğusundaki stratejik konumunu daha da güçlendireceğini ifade etti. Geçtiğimiz hafta itibarıyla bürokratik engellerin aşılmasıyla birlikte tırların karşılıklı olarak geçiş yapmaya başlaması, bölge ticaretinde uzun süredir hissedilen tıkanıklığı gidermiş oldu.
Lojistik maliyetlerde büyük düşüş bekleniyor
Kapıköy'ün tır trafiğine kapalı olduğu dönemlerde Vanlı sanayiciler, ürünlerini sınırın ötesine ulaştırmak için ciddi lojistik zorluklarla karşılaşıyordu. Aslan, bu durumu şu sözlerle özetledi: Eğer bu kapı aktif değilse, 60 kilometrelik sınırımıza rağmen farklı alternatif güzergahlar kullanmak zorunda kalıyorduk. Ya Hakkari Yüksekova'daki Esendere Sınır Kapısı'na giderek 250 kilometre yol kat ediyorduk ya da Ağrı Doğubayazıt'taki Gürbulak Sınır Kapısı'nı kullanıyorduk. Bu durum hem sürenin uzamasına hem de lojistik maliyetlerinin artmasına yol açıyordu. Özellikle enerji ve petrol fiyatlarının yüksek seyrettiği günümüzde, nakliye giderlerinin mamul ürünler üzerindeki baskısı oldukça fazlaydı. Şimdi ise kısa mesafede az maliyetli teslimat yapabilme imkanı, Vanlı üreticinin batı pazarlarındaki rekabet şansını doğrudan artıracak bir faktör haline geldi. İran'dan gelen uygun maliyetli hammadde ve yarı mamullerin bölge sanayisine girişi, üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yerel sanayinin elini güçlendirecek.
Genç nüfus için yeni istihdam kapısı
Bölgenin en büyük zenginliği olan genç nüfusun iş gücüne katılımı, bu ticari hareketliliğin en önemli çıktılarından biri olarak görülüyor. Memet Aslan, sanayi ve üretim kapasitesinin artmasının doğrudan istihdamı tetikleyeceğini belirterek, yapılan her bir ticari ve üretim faaliyetinin mevcut sahaların kapasitelerinin büyümesi anlamına geldiğini vurguladı. Nitelikli ve kalifiye gençlerin üretime kazandırılması için bu tür sınır ticaretinin hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Aslan, iş yerlerinin kapasitelerini artırmasıyla birlikte bölgedeki işsizlik oranlarında iyileşme beklediklerini ifade etti. Gençlerin iş sahibi olmasıyla birlikte bölgedeki yaşam kalitesinin ve refah seviyesinin de yükseleceği öngörülüyor.
Altyapı ve bürokraside uyum süreci
Ticaretin hızlanmasıyla birlikte gümrük altyapısının ve bürokratik süreçlerin de bu hıza ayak uydurması gerektiğini belirten Aslan, arz talep dengesinin her şeyi belirleyeceğini söyledi. Tır geçişlerinin artmasıyla birlikte mevcut gümrük sahalarının genişletilmesi, personel sayısının artırılması ve fiziki mekanların modernize edilmesi bir zorunluluk haline gelecek. Türkiye'nin bu konuda her türlü şartta kendine ayak uydurabilen bir güce sahip olduğunu belirten Aslan, Kapıköy'ün modernize edilmiş halinin zaten bir prestij kaynağı olduğunu, karşı tarafın da bu gelişime uyum sağlamasıyla birlikte bölgenin uluslararası bir ticaret merkezine dönüşeceğini ifade etti. İran ile olan 360 kilometrelik sınır hattının ve köklü komşuluk ilişkilerinin, bu ticari ivmeyi daha da ileriye taşıyacağı konusunda iyimser bir tablo çizildi.