Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, başkent merkezli 7 ilde eş zamanlı bir operasyona imza attı. Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla gözaltına alınan 15 şüpheliden 7'si, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonun detayları, şebekenin ne denli organize bir şekilde hareket ettiğini ve vatandaşları nasıl büyük bir tuzağa düşürdüğünü gözler önüne serdi.

Sahte miras ve kooperatif yalanı
Şüphelilerin, kendilerini kooperatif başkanı, başkan yardımcısı ve muhasip üye gibi üst düzey görevlerde tanıtarak güven kazandıkları belirlendi. Bu kişiler, aslında TOKİ mülkiyetinde bulunan bir arsanın kendilerine miras kaldığı yalanını uydurarak, hazırladıkları sahte belgelerle bu araziyi 20 farklı kişiye sattı. Mağdurları ikna etmek için resmi görünümlü evraklar kullanan şebeke üyeleri, bu yöntemle yaklaşık 95 milyon 500 bin liralık haksız kazanç elde etti. Yapılan aramalarda, çok sayıda kişiye ait satış sözleşmeleri ve ödeme dekontları ele geçirildi.

İz kaybettirmek için kripto yöntemine başvurdular
Elde edilen haksız kazancın izini sürmek amacıyla Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile koordineli bir çalışma yürütüldü. Şüphelilerin, paranın takibini zorlaştırmak ve yasa dışı yollarla elde edilen geliri aklamak için kripto para borsalarını kullandıkları tespit edildi. Paraları kripto hesaplarına aktararak izlerini kaybettirmeye çalışan şebeke üyelerinin bu çabası, emniyetin dijital incelemeleri sonucunda boşa çıkarıldı. Adli mercilere sevk edilen 15 kişiden 7'si tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli kontrol kararı verildi.

Mağdur sayısı 100'ü bulabilir
Soruşturma derinleştikçe, dolandırıcılık olayının boyutlarının tahmin edilenden çok daha büyük olduğu anlaşıldı. MASAK tarafından yapılan hesap hareketleri incelemesinde, doğrudan şikayetçi olan 20 kişinin yanı sıra, yaklaşık 80 kişinin daha para transferlerinin açıklama kısmına aynı ada ve parsel bilgilerini yazarak şüphelilere ödeme yaptığı ortaya çıktı. Bu durum, aynı arsanın sahte belgelerle çok daha geniş bir kitleye pazarlandığını ve mağdur sayısının 100'ü aşabileceğini gösteriyor. Emniyet birimleri, bu yeni bulgular ışığında soruşturmayı genişleterek diğer mağdurlara ulaşmaya çalışıyor.