İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Merkezi'nde düzenlenen üst düzey oturumda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, küresel iklim sisteminin tarihin en dengesiz döneminden geçtiğini ifade etti. Kurum, iklim krizinin artık sadece çevresel bir sorun değil, doğrudan insanların hayatını, gıda güvenliğini ve kalkınma imkanlarını tehdit eden temel bir güvenlik meselesi haline geldiğinin altını çizdi.

Felaketlerin gölgesinde erken uyarı sistemlerinin hayati önemi
Bakan Kurum, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine örnek olarak yakın zamanda Nepal'de yaşanan buzul çökmesi ve sonrasında meydana gelen sel felaketini gösterdi. Binlerce insanın hayatını kaybettiği ve hala kayıpların olduğu bu trajedinin, erken uyarı sistemlerinin ne kadar kritik olduğunu kanıtladığını belirten Kurum, Nepal'deki bir okul müdürünün 900'den fazla öğrenciyi zamanında tahliye ederek kurtardığı örneği paylaştı. Doğru gözlem, tahmin ve zamanında uyarının, bugün dünyanın en temel insani güvenlik ihtiyacı olduğunu vurgulayan Kurum, bilginin zamanında eyleme dönüşmesinin hayat kurtardığını ifade etti.

Bilimle uygulama arasındaki mesafeyi kapatma hedefi
Türkiye'nin meteoroloji alanındaki tecrübelerini aktaran Bakan Kurum, MeteoUYARI sistemi gibi uygulamalarla tehlikelerin il ve ilçe düzeyinde takip edildiğini belirtti. Bilimsel verilerin sadece raporlarda kalmaması gerektiğini savunan Kurum, meteorolojik bilgilerin tarımsal üretimden şehir planlamasına kadar her alanda stratejik bir araç olarak kullanılması gerektiğini söyledi. COP31 Başkanlığı olarak 'Uygulama COP'u' vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Kurum, Antalya'da gerçekleştirilecek zirvede finansman, teknoloji ve kapasite engellerinin aşılması için somut adımlar atılacağını duyurdu.

Savunma bütçesi kadar iklim bütçesi vurgusu
İklim değişikliğiyle mücadelede artık konuşma sürecinin geride kaldığını belirten Kurum, dünya liderlerine çağrıda bulunarak somut eylem planlarına geçilmesi gerektiğini söyledi. NATO ülkelerinin savunma bütçelerini artırmasına atıfta bulunan Bakan Kurum, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadeleye de aynı ciddiyetle kaynak ayırması gerektiğini vurguladı. Kurum, yaşanabilir bir dünya kalmadıktan sonra toprakları korumanın bir anlamı olmadığını belirterek, 1,5 derece hedefinin pusula olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin bu süreçte bilgi ve tecrübe paylaşımına devam edeceğini belirten Kurum, gelişmekte olan ülkelerden teknik personele eğitim desteği verileceğini de sözlerine ekledi.




