İstanbul'u etkisi altına alan yoğun yağışlar ve beraberinde gelen sel felaketi, gözleri Sarıyer Ayazağa'da yükselen dev kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak'a çevirdi. Bölgede yaşayan vatandaşların ve hak sahiplerinin endişeli bekleyişi sürerken, RAMS Türkiye İnşaatlar Koordinatörü Tolga Metin Asutay, şantiyede gerçekleştirilen teknik incelemelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İSKİ yetkililerinin de yerinde denetim yaptığı alanda, herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı ve inşaat faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiği vurgulandı.

Milimetrik ölçümlerle güvenlik teyidi
Projenin en kritik noktalarından biri olan istinat duvarları, sel felaketinin ardından özel bir incelemeye tabi tutuldu. Asutay, bölgedeki zemini koruyan 540 adet fore kazık sisteminin düzenli olarak takip edildiğini belirterek, sel öncesi ve sonrası verilerin karşılaştırıldığında bir santimlik dahi hareket gözlemlenmediğini ifade etti. Şantiyeye ulaşan suyun büyük kısmının yamaçlardan geldiğini belirten koordinatör, bu suyun tahliyesinin başarıyla sağlandığını ve duvarların Ayazağa bölgesindeki zemin kaymasını engelleme görevini kusursuz yerine getirdiğini belirtti. Projenin dere yatağında değil yamaçta konumlandırılmış olması ve binaların giriş kotlarının İSKİ'nin son 100 yıllık taşkın verileri baz alınarak tasarlanması, olası risklere karşı en büyük güvence olarak öne çıkıyor.

Kentsel dönüşümün hayati önemi
Projede hak sahibi olan ve yaklaşık 40 yıldır Ayazağa'da yaşayan Mehmet Kazdal, bölgenin geçmişte yaşadığı acı tecrübelere dikkat çekti. Özellikle 2023 yılındaki yağışlarda aynı bölgede bulunan gecekondularda mahsur kalan vatandaşların iş makineleriyle kurtarıldığını hatırlatan Kazdal, kentsel dönüşümün sadece bir yapılaşma değil, bir güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Bölgede doğup büyüyen bir diğer hak sahibi Mustafa Kaygın ise 16 yıllık bir mücadelenin ardından bu dönüşümün gerçekleştiğini belirterek, dere kenarındaki eski yapıların yıkılmasının olası bir felaketi önlediğini ifade etti. Kaygın, bu projenin rantsal değil, halkın menfaatine olan bir dönüşüm olduğunu savundu.

Geleceğin yaşam merkezi inşa ediliyor
Şantiyedeki kazı alanlarında su birikintilerinin oluşmasının, yüzde 90'ı kayadan oluşan bir zeminde yürütülen çalışmalar için olağan bir durum olduğunu belirten Asutay, modern mühendislik teknikleriyle bu suların güvenli bir şekilde deşarj edildiğini açıkladı. Yaklaşık 3 bin konut ve 12 bin kişilik bir yaşam alanı hedefiyle yola çıkan proje, sadece binalardan değil, sosyal donatı alanları ve altyapısıyla bütüncül bir yaşam merkezi olarak kurgulanıyor. Gelecekte yaşanabilecek benzer doğa olaylarına karşı tüm önlemlerin alındığını belirten yetkililer, bölge sakinlerinin süreci yerinde görmeleri için davette bulunarak, projenin Ayazağa'nın çehresini değiştirecek güvenli bir liman olacağını yineledi.




