Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, şehirlerin geleceğini doğrudan etkileyen altyapı ve iklim değişikliği konularında çarpıcı uyarılarda bulundu. Özellikle yerel yönetimlerin önceliklerini sorgulayan Kurum, Ayazağa'daki sel felaketi sonrası gözlemlediği bir durumu örnek göstererek, dere ıslahı gibi hayati altyapı çalışmaları tamamlanmadan kültür merkezi gibi projelerin hızla devam etmesini eleştirdi. Bakan Kurum, bu durumu popülist bir yöneticilik anlayışı olarak nitelendirerek, altyapısı ve arıtma tesisi hazır olmayan bölgelerde kültür merkezi inşa etmenin bir ihtiyaç olmadığını savundu.

Altyapı yatırımları oy kaygısına kurban edilmemeli
Bakan Kurum, bazı idarecilerin altyapı yatırımlarının vatandaş tarafından görünür olmadığı veya oy getirisi sağlamadığı endişesiyle hareket ettiğini belirtti. Oysa yapılmayan bir dere ıslahı veya ihmal edilen bir yağmur suyu kanalının, afet anında can ve mal kaybına yol açtığını hatırlatan Kurum, bu tür ihmallerin maliyetinin afet sonrasında on katına çıktığını vurguladı. İklim değişikliğinin etkilerinin giderek şiddetlendiği bir dönemde, yerel yönetimlerin iklim dirençli şehirler inşa etme sorumluluğunun her türlü siyasi kaygının üzerinde olduğunu ifade etti.

COP31 ile iklim mücadelesinde yeni bir dönem
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıklarına da değinen Bakan Kurum, bu organizasyonun sadece bir toplantı değil, dünyanın geleceğini belirleyecek bir aksiyon planı olduğunu belirtti. 196 ülkenin katılımıyla gerçekleşecek zirvenin, BM Genel Kurulu kadar önemli olduğunu vurgulayan Kurum, artık taahhütlerden ziyade uygulamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin bu süreçte şeffaf, hakkaniyetli ve sonuç odaklı bir başkanlık yürüteceğini belirten Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin savunma harcamaları kadar ciddiye alınması gereken bir güvenlik meselesi olduğunu dile getirdi.

Çöp ithalatı iddialarına net yanıt
Türkiye'nin Avrupa'dan çöp ithal ettiği yönündeki iddialara da açıklık getiren Bakan Kurum, ülkeye çöp değil, sanayide hammadde olarak kullanılacak granür formundaki geri dönüştürülebilir atıkların girdiğini belirtti. Çöp ithalatına kesinlikle izin vermediklerini vurgulayan Kurum, kaçak yollarla bu kuralı ihlal eden işletmelerin tespit edilerek kapatıldığını ve haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti. Türkiye'nin döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda geri dönüşüm oranlarını yüzde 13'lerden yüzde 39'lara çıkardığını belirten Bakan, Sıfır Atık ve Depozito Yönetim Sistemi (DOA) ile atıkların tamamını ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.



