İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, vatandaşların güvenini kötüye kullanarak büyük bir vurgun gerçekleştiren şebekeye yönelik düğmeye bastı. Kurdukları iki ayrı çağrı merkezini birer suç makinesine dönüştüren şüphelilerin, geliştirdikleri yöntemlerle yaklaşık 300 kişiyi mağdur ettikleri ortaya çıktı. Ekiplerin titiz takibi sonucunda düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 33 kişi kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon sırasında şüphelilerin kullandığı çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Milli hassasiyetler üzerinden yardım vurgunu
Şebekenin en dikkat çekici yöntemlerinden biri, vatandaşların duygularını istismar etmek üzerine kuruluydu. Kendilerini devlet yetkilisi, kaymakamlık görevlisi veya belediye personeli olarak tanıtan şüpheliler, özellikle sel felaketi gibi toplumsal olayları bahane ederek yardım toplama adı altında para talep ediyordu. Milli ve manevi hassasiyetleri hedef alan bu yöntemle, vatandaşların iyi niyetini suistimal eden çete üyeleri, kurdukları sahte hatlar üzerinden güven telkin etmeye çalışıyordu.

Haciz korkusuyla ikinci bir mağduriyet
Dolandırıcıların tek yöntemi yardım toplamakla sınırlı kalmadı. Sanal medya platformları üzerinden sahte cinsel sağlık ürünleri pazarlayan şebeke, kapıda ödeme yöntemiyle ürün gönderdiği kişilerin imzasını alarak ellerinde bir belge oluşturuyordu. Daha sonra bu kişileri hukuk bürosu çalışanı veya avukat kimliğiyle arayan şüpheliler, ürünleri almayan veya iade eden vatandaşları icra takibi başlatmakla tehdit ediyordu. Bu korku iklimi sayesinde mağdurlardan haksız kazanç elde etmeye devam eden şebeke, hukuk sistemini de bir baskı aracı olarak kullanmaya çalıştı.

Operasyonla gelen son
İstanbul genelinde faaliyet gösteren bu iki çağrı merkezine yönelik gerçekleştirilen operasyon, şebekenin faaliyetlerine büyük bir darbe vurdu. Emniyet güçlerinin yürüttüğü kapsamlı soruşturma, şüphelilerin vatandaşları nasıl bir ağın içine çektiğini gözler önüne serdi. Gözaltına alınan 33 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ederken, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle mağdur sayısının artabileceği üzerinde duruluyor. Vatandaşların, kendilerini kamu görevlisi veya avukat olarak tanıtan kişilere karşı dikkatli olmaları ve şüpheli durumlarda resmi makamlarla iletişime geçmeleri gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.




