İstanbul'da düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında Yapay Zeka Çağında Sorumluluğu Yönetmek başlıklı oturumda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin dijital geleceğine dair stratejik yol haritasını paylaştı. Bakan Kacır, teknolojinin tek başına bir amaç olmadığını, asıl değerin insan hayatına, onuruna ve toplumsal refaha kattığı katkıda saklı olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu alandaki küresel iş birliklerine olan bağlılığını yineledi. Ulusal kabiliyetlerin güçlendirilmesinin yanı sıra, yapay zekanın getirdiği zorlukların ancak uluslararası bir çerçeve ve ortak akılla aşılabileceğinin altını çizdi.

Genç yetenekler ve yerli teknoloji ekosistemi
Türkiye'nin yapay zeka vizyonunun en önemli ayaklarından birini genç nüfusun potansiyeli oluşturuyor. Bakan Kacır, bugüne kadar 82 bin üniversite öğrencisinin yapay zeka becerileriyle donatıldığını ve TEKNOFEST gibi platformların yeni nesil mühendislerin yetişmesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Araştırmacıların süper bilgisayar altyapılarına erişimini kolaylaştıran programlar ve HIT-30 gibi girişimlerle Türkiye, veri merkezleri ve hesaplama kapasitesi konusunda büyük bir atılım içinde. Bu kapsamda geliştirilen Türkçe büyük dil modeli BİLGE, ülkenin teknolojik bağımsızlığını pekiştirecek bir adım olarak öne çıkıyor. BİLGE'nin ilk sürümünün yakında geliştiricilerin ve araştırmacıların kullanımına açılmasıyla birlikte, yerel ekosisteme uygun üretken yapay zeka uygulamalarının önü açılacak.
2030 yol haritası ve somut hedefler
Türkiye'nin 2026–2030 Yapay Zeka Eylem Planı, ülkeyi bu teknolojide öncü ülkeler arasına taşımayı hedefliyor. Bakan Kacır, bu planın dört temel sütun üzerine inşa edildiğini belirterek, 2030 yılına kadar 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı kazandırılacağını, 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin profesyonelin yetiştirileceğini açıkladı. Ayrıca, kamu veri setlerinin araştırmacılara açılması ve veri merkezi kapasitesinin bir gigavata çıkarılması gibi somut hedeflerle, özel sektör öncülüğünde 10 milyar dolarlık bir yatırım hacminin harekete geçirilmesi planlanıyor. Bu süreç, sadece ekonomik bir büyüme değil, aynı zamanda toplumsal faydayı merkeze alan bir dönüşüm olarak kurgulanıyor.
Etik denetim ve güvenli gelecek
Teknolojik ilerlemenin beraberinde getirdiği riskleri yönetmek için Türkiye, insan merkezli ve risk tabanlı bir yaklaşımı benimsiyor. Bakan Kacır, yüksek etkili yapay zeka uygulamalarında daha sıkı koruma tedbirleri uygulanacağını ve kurulacak Yapay Zeka Etik Kurulu'nun ayrımcılığın önlenmesi ile çocukların korunması gibi konularda rehberlik edeceğini belirtti. Yenilikçiliğin önünü açmak için düzenleyici deney alanları oluşturulacağını vurgulayan Bakan, yapay zekayı gelecek nesillere bırakılacak bir emanet olarak tanımladı. Türkiye'nin bu vizyonu, sadece bugünkü kararları değil, geleceği devralacak nesillerin haklarını ve özgürlüklerini de korumayı amaçlayan bir sorumluluk anlayışına dayanıyor.