Havadis | Yaşam | Acıların gölgesinde kutsal yolculuk: Kahramanmaraşlı aileler manevi huzuru Kabe'de arıyor

Acıların gölgesinde kutsal yolculuk: Kahramanmaraşlı aileler manevi huzuru Kabe'de arıyor

Kahramanmaraş'ta yaşanan elim okul saldırısında evlatlarını ve öğretmenlerini kaybeden aileler, yaşadıkları derin acıyı bir nebze olsun dindirebilmek adına Kahramanmaraş Valiliği'nin destekleriyle kutsal topraklara ulaştı. Umre ibadetlerini yerine getiren aileler, hem kaybettikleri yakınlarının anısını yaşatıyor hem de adaletin tecelli etmesi için dualarını eksik etmiyor.

Kahramanmaraş'ta yaşanan elim okul saldırısında evlatlarını ve öğretmenlerini kaybeden aileler, yaşadıkları derin acıyı bir nebze olsun dindirebilmek adına Kahramanmaraş Valiliği'nin destekleriyle kutsal topraklara ulaştı. Umre ibadetlerini yerine getiren aileler, hem kaybettikleri yakınlarının anısını yaşatıyor hem de adaletin tecelli etmesi için dualarını eksik etmiyor.

Acıların gölgesinde kutsal yolculuk: Kahramanmaraşlı aileler manevi huzuru Kabe'de arıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve tüm Türkiye'yi yasa boğan silahlı saldırı, geride telafisi imkansız acılar bıraktı. Bu vahim olayın ardından evlatlarını ve öğretmenlerini kaybeden aileler, yaşadıkları travmayı bir nebze olsun hafifletebilmek ve manevi bir sığınak bulabilmek amacıyla kutsal topraklara doğru bir yolculuğa çıktı. Kahramanmaraş Valiliği'nin öncülüğünde gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyon sayesinde, öğretmen Ayla Kara'nın ailesi ve saldırıda hayatını kaybeden dokuz öğrencinin yakınları, umre ibadetlerini yerine getirmek üzere bir araya geldi. Kutsal topraklarda bir arada bulunan aileler, yaşadıkları ortak acının getirdiği güçlü bir bağla birbirlerine destek olurken, dualarını kaybettikleri canlar için yükseltiyorlar.

Manevi bir sığınak ve huzur arayışı

Saldırının üzerinden geçen 147 günün ardından kutsal topraklara ayak basan aileler, burada buldukları huzuru bir ilaç gibi tanımlıyor. Hayatını kaybeden öğrencilerden Şuara Nur Sevgi Kazıcı'nın babası Mustafa Kazıcı, yaşadıkları süreci ve hislerini şu sözlerle dile getiriyor: 147 gün önce yaşadığımız o vahim hadisenin ardından valiliğimizin kıymetli girişimleriyle bu yolculuğa çıktık. Burası bizim için manevi bir rahatlama ve haz duygusunun yaşandığı, Rabbimize yakarışta bulunduğumuz bir sığınak oldu. Kabe'de, insanlığın mihenk taşında bulunmak, duygularımızı dile getirmek bizim için çok kıymetli. Kızım, henüz 6. sınıf öğrencisiyken oruçlarını tutan, evde namaz kıldığımda yanıma gelip duran bir çocuktu. Bu topraklara gelmeyi çok istiyordu, takdiri ilahi kader bu şekilde tecelli etti. Onların ruhaniyetlerinin burada olduğuna yürekten inanıyorum.

Adalet arayışı kutsal topraklarda da sürüyor

Aileler, kutsal topraklarda ibadetlerini sürdürürken, bir yandan da Türkiye'de devam eden hukuki süreçlerin takipçisi olmaya devam ediyor. Özellikle saldırganın ailesine yönelik yürütülen soruşturmalar ve alınan kararlar, ailelerin gündemindeki en önemli konulardan biri. Mustafa Kazıcı, mahkeme sürecine dair görüşlerini paylaşırken, adaletin haklının yanında olacağına dair inancını vurguluyor. Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara ise, adaletin tecelli etmesine vesile olan herkese teşekkürlerini ileterek, eşiyle 12 yıl önce hacca yazıldıklarını ancak nasip olmadığını, şimdi ise onun ruhaniyetinin burada olduğunu hissettiğini belirtiyor. Ramazan Kara, saldırganın hazırlık sürecine dair detayların daha derinlemesine araştırılması gerektiğini ifade ederek, olayın arka planındaki ihmallere dikkat çekiyor.

Cennetin kokusunu arayan ailelerin hüzünlü bekleyişi

Kutsal topraklarda bir araya gelen aileler, kaybettikleri yakınlarını cennette buluşma umuduyla anıyor. Furkan Sancak Balal'ın annesi Tuğba Belli, oğlunun cennete olan merakını ve şehadet mertebesine ulaşmasını hüzünle anlatıyor. Olaydan iki ay önce ihram denemesi yaptıklarını belirten anne Belli, oğlunun cennete gidebilmek için şehit olduğunu ifade ediyor. Ayla Kara'nın oğlu Furkan Kara ise, annesinin daha önce hacca gitmek istediğini ancak nasip olmadığını belirterek, bu yolculuğun kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu söylüyor. Dokuz öğrencinin ailesiyle kurdukları bağın kendisini mutlu ettiğini ifade eden Furkan Kara, diğer ailelerin de annesinin çocuklarına cennette annelik yaptığına inandıklarını ve bu yüzden birbirlerine kardeş gibi bağlandıklarını dile getiriyor. Aileler, kutsal topraklarda geçirdikleri her anı, kaybettikleri evlatlarının ve öğretmenlerinin anısına birer dua olarak sunuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız