Havadis | Yaşam | Adalet beklerken 24 ay hapis yattı: İfade sırası gelmediği için özgürlüğünden oldu

Adalet beklerken 24 ay hapis yattı: İfade sırası gelmediği için özgürlüğünden oldu

12 Eylül darbesinin üzerinden geçen 46 yıla rağmen, o dönemin karanlık dehlizlerinde yaşanan insanlık dışı uygulamalar tanıklarının hafızasında ilk günkü tazeliğini koruyor. Kırıkkale'de yaşayan üç isim, Filistin askısından elektrik işkencesine, soğuk hücrelerden tecrit odalarına kadar uzanan o zorlu süreci tüm çıplaklığıyla anlatıyor.

12 Eylül darbesinin üzerinden geçen 46 yıla rağmen, o dönemin karanlık dehlizlerinde yaşanan insanlık dışı uygulamalar tanıklarının hafızasında ilk günkü tazeliğini koruyor. Kırıkkale'de yaşayan üç isim, Filistin askısından elektrik işkencesine, soğuk hücrelerden tecrit odalarına kadar uzanan o zorlu süreci tüm çıplaklığıyla anlatıyor.

Adalet beklerken 24 ay hapis yattı: İfade sırası gelmediği için özgürlüğünden oldu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak kazınan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Ancak o dönemin yarattığı travmalar, millet iradesinin askıya alındığı günlerin acı hatıraları ve cezaevlerinde yaşanan insanlık dışı uygulamalar, tanıklarının zihninde hala taptaze bir yara olarak duruyor. Kırıkkale'de yaşayan İzzet Yıldız, Mustafa Hulusi Ulusan ve İrfan Toptaş, o karanlık günlerde maruz kaldıkları baskı, işkence ve ağır cezaevi koşullarını yıllar sonra yeniden gün yüzüne çıkardı.

İfade sırası gelmediği için 24 ay hapis yattı

68 yaşındaki İzzet Yıldız, 13 Ekim tarihinde gözaltına alındıktan sonra yaşadığı süreci anlatırken, adaletin nasıl tecelli ettiğine dair çarpıcı bir örnek veriyor. Askeri alay ve emniyet sorgusunun ardından Ankara'daki meşhur C5 merkezine götürülen Yıldız, burada 16 metrekarelik bir odada 30 kişiyle birlikte beton üzerinde yatarak 10 gün boyunca ağır işkencelere maruz kaldığını belirtiyor. Yıldız'ın yaşadığı en büyük trajedilerden biri ise hukuksuzluğun boyutunu gözler önüne seriyor: İfadesini vermek için tam 24 ay beklemek zorunda kaldı. Tahliye edildiği gün beraat eden Yıldız, o günleri, eğer ifade sırası 24 gün sonra gelseydi belki de sadece 24 gün yatacağını, ancak bürokratik ve hukuk dışı süreçler nedeniyle iki yılını cezaevinde geçirmek zorunda kaldığını ifade ediyor.

Mamak'ın çığlıkları ve soğuk hücrelerin sessizliği

Emekli öğretmen Mustafa Hulusi Ulusan ise Mamak Askeri Cezaevi'ni tarif ederken, bazı acıların kelimelere dökülemeyecek kadar ağır olduğunu vurguluyor. 13 Ekim'de gözaltına alınan ve C5'te tutulan Ulusan, kendisine doğrudan elektrik verilmemiş olsa da, yan odalarda işkence gören arkadaşlarının çığlıklarını dinlemek zorunda kalmanın başlı başına bir işkence olduğunu dile getiriyor. Kış aylarında ısınma sorununun had safhaya ulaştığı cezaevinde, verilen kömürün yetersizliği nedeniyle eski elbiselerini ve ayakkabılarını yakarak ısınmaya çalıştıklarını anlatan Ulusan, 85 kişinin kaldığı koğuşlarda bir yatağı üç kişi paylaşmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Dışarıda yüzüstü yatırılarak içeriden gelen sesleri dinlemeye zorlandıkları o günleri hatırladığında hala tüylerinin diken diken olduğunu söyleyen Ulusan, Mamak'ın kendileri için unutulması imkansız bir travma merkezi olduğunu ifade ediyor.

Altı yıl süren tecrit ve idamla yargılanma korkusu

12 Eylül döneminde MHP davası kapsamında yargılanan İrfan Toptaş ise 22 Eylül 1980'de başlayan gözaltı sürecinin ardından Mamak Askeri Cezaevi'nde tam 6 yıl geçirdi. Gözaltı sürecinin Kurban Bayramı'na denk geldiğini ve bu dönemde köpeklerin üzerlerine salındığını anlatan Toptaş, cezaevindeki baskının sürekliliğine dikkat çekiyor. İddianamenin açıklanmasıyla idamla yargılandıklarını öğrendiklerinde yaşadıkları şoku anlatan Toptaş, son üç yılının büyük bir bölümünü tecritte geçirdiğini belirtiyor. Toplu namaz kılmanın yasak olduğu, oruç tutarken sahur ve iftar için ayrılan kısıtlı yiyeceklerin saklandığı o zorlu yıllar, Toptaş'ın hafızasında sadece bir hapis cezası değil, aynı zamanda insan onuruna yönelik sürekli bir saldırı olarak yer alıyor. Altı yılın sonunda tahliye edilen Toptaş, o günlerin izlerini hayatının geri kalanında taşımaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız