Sadece üç yıl önce metreküpü 1 TL gibi sembolik bir rakamla Türkiye'nin en uygun fiyatlı suyunu kullanan Amasya halkı, bugün bambaşka bir ekonomik tabloyla karşı karşıya. Şehirde suyun metreküp fiyatı 27,67 TL seviyelerine kadar yükselerek, yaz aylarında doğalgaz ve elektrik gibi temel enerji giderlerinin birim fiyatlarını dahi geride bıraktı. Geçmişte Ramazan ayları ve dini bayramlarda tamamen ücretsiz olarak sunulan içme suyu hizmeti, yerel yönetimdeki değişimle birlikte hızla artan bir maliyet yüküne dönüştü. 31 Mart seçimleri öncesinde 5 TL olan su fiyatı, seçimlerin ardından kademeli olarak önce 11 TL'ye, ardından 19 TL'ye ve son olarak 27,67 TL'ye çıkarıldı.
Yüzde 400'ü aşan zam oranı tepki çekiyor
Yaşanan bu hızlı fiyat artışları, yerel siyasette ve halk arasında ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. MHP Amasya Belediye Meclisi Üyesi Oğuz Kaan Sütoğlu, son iki yıllık süreçte suya yapılan zammın yüzde 400'ün üzerinde olduğunu vurguladı. Sütoğlu, suyun Amasya'nın kendi öz kaynaklarından elde edilen bir ihtiyaç olduğunu hatırlatarak, ithal edilen doğalgazdan bile daha pahalı hale gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Vatandaşın bütçesini doğrudan etkileyen bu durum, suyun artık temel bir ihtiyaçtan ziyade lüks bir gider kalemi gibi algılanmasına neden oluyor.
Esnaf ve vatandaş faturayı ödemekte zorlanıyor
Şehirdeki esnaflar da artan faturalardan oldukça dertli. Geçmişte suyun çok ucuz olmasıyla bilinen Amasya'da, bugün gelen faturalar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen işletme sahipleri, durumu ironik bir dille eleştiriyor. Esnaf Tuncay Çuhadar, suyun bol olduğu bir dönemde bu denli yüksek fiyat artışlarının mantığını sorgularken, müşterilerinin de yüksek faturalar nedeniyle dükkanlarında hamam mı çalıştırdıklarını sorguladıklarını ifade ediyor. Benzer şekilde esnaf Mehmet Demir, suyun 20 kilometre uzaklıktaki Akdağ'dan doğal yollarla geldiğini belirterek, bu kadar yüksek maliyetlerin bir izahı olması gerektiğini savunuyor.
Öz kaynaklara rağmen artan maliyetler
Belediyenin 2019-2024 yılları arasındaki yönetim anlayışında suyun halk için en uygun fiyatla sunulması temel bir prensipken, mevcut durumda suyun enerji giderleriyle yarışır hale gelmesi şehirde yaşayanları düşündürüyor. Amasya halkı, suyun kendi topraklarından çıkan bir kaynak olmasına rağmen, neden bu kadar yüksek bedellerle faturalandırıldığını anlamakta güçlük çekiyor. Özellikle elektrik ve doğalgaz gibi dışa bağımlı enerji kalemlerinden daha pahalı hale gelen su faturaları, hem hane halkı bütçesini hem de küçük esnafın işletme maliyetlerini doğrudan tehdit etmeye devam ediyor.