Dünya genelinde etkisini giderek artıran iklim değişikliği ve buna bağlı olarak gelişen su stresi, Türkiye'nin tarım ve turizm başkenti Antalya'yı stratejik bir karar aşamasına getirdi. Antalya Ticaret Borsası (ATB), 2026 yılını su yılı olarak ilan ederek, Kasım ayında kentte gerçekleştirilecek olan dünyanın en prestijli iklim zirvesi COP31 öncesinde, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımı için kapsamlı bir çalışma başlattı. Bu süreç, sadece bir farkındalık yaratma çabası değil, aynı zamanda kentin geleceğini güvence altına alacak somut bir yol haritasının oluşturulması adına atılan kritik bir adım olarak öne çıkıyor.
Sektörel Diyaloglarla Çözüm Arayışı
Antalya'nın su geleceğini şekillendirmek adına atılan ilk somut adımlar, Eylül ayı içerisinde gerçekleştirilecek olan Antalya Su Diyaloğu toplantıları ile atılıyor. 15 Eylül tarihinde tarım ve turizm sektörlerinde su yönetimi konularının masaya yatırılacağı oturumlar, 16 Eylül'de kentsel su yönetimi ve sanayide su kullanımı başlıklarıyla devam edecek. Bu toplantıların temel amacı, suyun mevcut durumunu, karşılaşılan riskleri ve başarılı uygulama örneklerini kamu kurumlarından yerel yönetimlere, üniversitelerden özel sektör temsilcilerine kadar geniş bir paydaş grubuyla tartışmaya açmak. Uzmanların ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bu diyalog süreci, Antalya'nın su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltacak çözüm önerilerinin temelini oluşturacak.
Antalya Su Eylem Planı İçin Yol Haritası
Toplantılardan elde edilecek tüm veriler, görüşler ve çözüm önerileri, 23 Eylül 2026 tarihinde Mimar Sinan Kongre Merkezi'nde düzenlenecek olan Antalya Su Zirvesi'nde birleştirilecek. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zirvenin sadece bir sorun tespit platformu olmayacağını, aksine kentin su geleceği için uygulanabilir ve takip edilebilir bir yol haritası niteliği taşıyan Antalya Su Eylem Planı'nı ortaya koymayı hedeflediklerini belirtti. Zirve kapsamında su tasarrufu, altyapı yatırımları, tarımsal sulama teknikleri, arıtılmış suyun yeniden kullanımı ve teknolojik dönüşüm gibi hayati konular bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak.
COP31 Bir Fırsata Dönüşüyor
Antalya Ticaret Borsası, bu çalışmaları COP31 ile taçlandırarak kentin su yönetiminde kalıcı ve sürdürülebilir adımlar atmasını sağlamayı amaçlıyor. Başkan Ali Çandır, iklim değişikliği, kuraklık ve nüfus artışının yarattığı baskının, suyun korunmasını bir tercih değil, zorunluluk haline getirdiğini vurguluyor. Antalya'da suyun, üretimin, ekonominin ve kent yaşamının temel taşı olduğunu ifade eden Çandır, COP31'in Antalya için sadece uluslararası bir organizasyon değil, kentin su geleceğini bugünden planlamak adına büyük bir fırsat olduğunu dile getiriyor. Bu süreç, Antalya'dan dünyaya güçlü, uygulanabilir ve ortak bir su eylemi mesajı verilmesini sağlayacak.
Bu kapsamlı çalışma, Antalya'nın su kaynaklarını koruma konusundaki kararlılığını ortaya koyarken, aynı zamanda yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu süreçteki rolünü de pekiştiriyor. Uzmanlar, tarımsal sulamadan kentsel tüketime kadar her alanda verimliliğin artırılmasının, kentin gelecekteki su güvenliği için hayati önem taşıdığı konusunda hemfikir. Antalya Ticaret Borsası'nın öncülüğünde yürütülen bu süreç, kentin iklim değişikliğiyle mücadelesinde örnek bir model oluşturma potansiyeli taşıyor.