Havadis | Yaşam | Arpa tarlasından Fransız badem bahçesine: Bir akademisyenin 9 yıllık sabır sınavı

Arpa tarlasından Fransız badem bahçesine: Bir akademisyenin 9 yıllık sabır sınavı

Tekstil mühendisi ve öğretim görevlisi Murat Ören, Elazığ'ın Ağın ilçesindeki atıl durumdaki arpa tarlasını, yüksek ticari değere sahip Fransız badem türleriyle donatarak bölge tarımına yeni bir soluk getirdi.

Tekstil mühendisi ve öğretim görevlisi Murat Ören, Elazığ'ın Ağın ilçesindeki atıl durumdaki arpa tarlasını, yüksek ticari değere sahip Fransız badem türleriyle donatarak bölge tarımına yeni bir soluk getirdi.

Arpa tarlasından Fransız badem bahçesine: Bir akademisyenin 9 yıllık sabır sınavı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Elazığ'ın Ağın ilçesinde, yıllarca sadece arpa ekilen çorak bir arazi, bugün bölge ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olan modern bir badem bahçesine dönüştü. Turgut Özal Üniversitesi Yeşilyurt Meslek Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görev yapan Murat Ören, tekstil mühendisliği kariyerinin yanı sıra tarımsal üretime duyduğu tutkuyla dokuz yıl önce büyük bir risk alarak bu projeyi başlattı. Bugün ise o eski tarladan elde edilen yüksek kaliteli Fransız menşeili bademler, hem iç pazarda hem de yurt dışı piyasalarında kendine yer buluyor.

Toprağın kaderini değiştiren vizyon

Murat Ören'in dokuz yıl süren yoğun emek ve sabır gerektiren bu yolculuğu, Ağın ilçesinin tarımsal potansiyelini de gözler önüne serdi. Ören, bölgenin coğrafi yapısının ve iklim koşullarının badem yetiştiriciliği için sunduğu avantajları erken fark ederek, ticari değeri oldukça yüksek olan Ferragnes ve Ferraduel cinsi badem fidanlarını toprakla buluşturdu. Ağın'ın son on beş yıl içerisinde badem üretiminde gösterdiği büyük atılım, Ören'in bu girişimiyle daha da ivme kazandı. Bugün ilçe, Adıyaman'ın Kahta ilçesiyle birlikte Türkiye'nin en önemli badem üretim merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Doğanın sürprizleri ve üretimdeki dengesizlik

Tarımın doğası gereği karşılaşılan zorluklar, Ören'in bahçesinde de kendini gösteriyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan şiddetli don olayları nedeniyle bölgedeki tüm üreticiler gibi Ören de ürün alamamıştı. Bu sezon ise rekolte açısından genel bir iyileşme gözlemlense de, tarımsal üretimin ne kadar öngörülemez olabileceğini kanıtlayan ilginç bir durum yaşanıyor. Ören, aynı bahçede, aynı toprakta, aynı sulama ve gübreleme programıyla bakılan ağaçlar arasında bile verim açısından büyük farklılıklar olduğunu belirtiyor. Yan yana duran iki ağaçtan birinin meyveyle doluyken diğerinin boş kalması, bu yılki üretimin en dikkat çekici ve düşündürücü yanı olarak öne çıkıyor.

Yerel değerlerden küresel pazara

Üretilen bademlerin pazarlama süreci ise oldukça profesyonel bir ağ üzerinden ilerliyor. Hasat edilen ürünler, kabuklu veya iç badem olarak tüccarlar aracılığıyla yerel market raflarına ulaştırılıyor. Bunun yanı sıra, işlenmiş badem olarak yurt dışı pazarlarına da gönderilen ürünler, Ağın'ın adını uluslararası arenada duyuruyor. Ören, bölgedeki kültürel değerlerin ve insan emeğinin bu başarıdaki payının büyük olduğunu vurgularken, toprağın küçük olmasına rağmen oransal olarak Türkiye'nin badem üretiminde ciddi bir paya sahip olmasının gurur verici olduğunu ifade ediyor. Dokuz yıl önce bir hayalle başlayan bu süreç, bugün hem bir akademisyenin başarısı hem de bölge çiftçisi için ilham verici bir model haline gelmiş durumda.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız