Düzce'de yaşayan ve uzun yıllardır el sanatlarıyla uğraşan Yasemin Demirbaş, çevresinde atık olarak görülen kağıtları bambaşka bir boyuta taşıyarak ev ekonomisine ve sanata katkı sağlıyor. Sekiz yıl önce yabancı bir televizyon kanalında rastladığı bir teknikten ilham alan Demirbaş, o günden bu yana kağıdı adeta yeniden keşfederek ona hasır dokusu kazandırıyor. İlk bakışta gerçek bir hasır örgü sanılan bu ürünlerin aslında tamamen geri dönüştürülmüş kağıtlardan üretilmesi, görenleri hayrete düşürüyor. Demirbaş, bu süreci sadece bir hobi olarak değil, sabır ve büyük bir emek isteyen bir zanaat olarak tanımlıyor.
Kağıdın zorlu dönüşüm yolculuğu
Üretim süreci, oldukça titiz ve aşamalı bir çalışma gerektiriyor. Demirbaş, atık kağıtları önce belirli boyutlarda keserek işe başlıyor. Ardından bu kağıt parçalarını ince rulolar haline getirerek örme işlemine hazır hale getiriyor. Rulo haline getirilen kağıtlar, istenilen renk tonlarına ulaşması için özel pigmentlerle boyanıyor. Boyama işleminin ardından çubuklar yardımıyla örme aşamasına geçiliyor. Ancak iş burada bitmiyor; ürünün dayanıklılığını artırmak için dört farklı katmandan oluşan bir sertleştirme süreci uygulanıyor. Bu işlemler sonucunda kağıt, nemden, sudan ve dış etkenlerden etkilenmeyecek kadar sert ve taşlaşmış bir yapıya kavuşuyor. Demirbaş, bu aşamaların her birinin büyük bir dikkat ve sabır gerektirdiğini, ancak ortaya çıkan sonucun tüm bu yorgunluğa değdiğini ifade ediyor.
Sekiz yıllık bir merakın meyvesi
Yasemin Demirbaş'ın bu sanata olan yolculuğu, sekiz yıl önce bir Rus kanalında gördüğü görüntülerle başlamış. O dönemde bu tekniğin Türkiye'de bilinmediğini ve kaynak bulmanın oldukça zor olduğunu belirten Demirbaş, kendi imkanlarıyla süreci çözmek için büyük çaba sarf ettiğini anlatıyor. Çeviri programlarının bugünkü kadar gelişmiş olmadığı o yıllarda, izlediği videolardaki yöntemleri anlamak için uzun süre kafa yorduğunu ve deneme yanılma yoluyla kendi tekniğini geliştirdiğini belirtiyor. Bugün ise bu sanatın Türkiye genelinde yavaş yavaş yaygınlaştığını ve birçok kişinin kendi yöntemleriyle kağıdı hasır formuna getirmeyi başardığını gözlemlediğini dile getiriyor.
Sürdürülebilir sanatın önemi
Demirbaş'ın çalışmalarının en dikkat çekici yanı ise kullandığı tüm malzemelerin tamamen geri dönüşüm ürünü olması. Çöpe gidecek olan kağıtları toplayarak onları işlevsel ve estetik objelere dönüştüren Demirbaş, bu sayede hem çevre bilincine katkı sağlıyor hem de atık yönetimi konusunda örnek bir tutum sergiliyor. Kağıdın sanata dönüşüm sürecini bir tür yeniden doğuş olarak nitelendiren sanatçı, yaptığı ürünlerin sadece dekoratif değil, aynı zamanda günlük hayatta kullanılabilecek kadar sağlam olduğunu vurguluyor. Emek yoğun bu süreç, kağıdın kırılgan yapısını tamamen değiştirerek ona uzun ömürlü bir kimlik kazandırıyor. Demirbaş, bu el sanatının sadece bir üretim süreci değil, aynı zamanda sabrın ve yaratıcılığın kağıt üzerindeki somut bir yansıması olduğunu ifade ederek, çalışmalarını büyük bir tutkuyla sürdürmeye devam ediyor.