Havadis | Yaşam | Doğanın gizli hazinelerini takıya dönüştürüyorlar: Sahil sahil gezip taş topluyorlar

Doğanın gizli hazinelerini takıya dönüştürüyorlar: Sahil sahil gezip taş topluyorlar

Samsun'da yaşayan iki kuzen, yıllar önce hobi olarak başladıkları değerli taş merakını profesyonel bir mesleğe dönüştürerek Türkiye'nin dört bir yanındaki doğal zenginlikleri ekonomiye kazandırıyor.

Samsun'da yaşayan iki kuzen, yıllar önce hobi olarak başladıkları değerli taş merakını profesyonel bir mesleğe dönüştürerek Türkiye'nin dört bir yanındaki doğal zenginlikleri ekonomiye kazandırıyor.

Doğanın gizli hazinelerini takıya dönüştürüyorlar: Sahil sahil gezip taş topluyorlar
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Samsun'un Ayvacık ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Sedat Kocagülle ve 47 yaşındaki kuzeni Sunay Kocagülle, Türkiye'nin doğal taş potansiyelini keşfetmek için çıktıkları yolculukta adeta birer kaşif gibi çalışıyor. Yıllar önce sadece merak ve hobi amacıyla başladıkları bu uğraş, bugün hem aile bütçelerine katkı sağladıkları hem de ülkenin yer altı zenginliklerini gün yüzüne çıkardıkları profesyonel bir iş koluna dönüştü. Sahil şeritlerinden yüksek dağ yamaçlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada taş arayan ikili, son olarak Ordu'nun Ünye ilçesindeki kıyıları tarayarak birbirinden değerli parçalar topladı.

Taşların izinde geçen 15 yıllık bir tutku

Sektörde yaklaşık 15 yıllık bir deneyime sahip olan Sedat Kocagülle, Türkiye'nin doğal taş çeşitliliği bakımından yurt dışından ithal edilen pek çok üründen çok daha zengin bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. Taşları doğrudan kaynağından çıkarmanın ve onları işleyerek birer sanat eserine dönüştürmenin büyük bir sabır gerektirdiğini belirten Kocagülle, bu süreci bir keşif yolculuğu olarak tanımlıyor. Karadeniz'in hırçın dalgalarının şekillendirdiği kıyılarda buldukları okyanus kalsedonu gibi nadide parçaları atölyelerine taşıyan kuzenler, burada titiz bir işçilikle bu taşları yüzük ve kolye gibi estetik takılara dönüştürüyor.

Hobiden profesyonel üretime uzanan yol

Kuzeninin teşvikiyle bu dünyaya adım atan Sunay Kocagülle ise, yaklaşık 4 yıldır bu işin mutfağında yer alıyor. Başlangıçta sadece boş zamanlarını değerlendirmek için taşlarla ilgilendiğini ancak zamanla bu tutkunun hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade ediyor. Taş toplama sürecinde oldukça seçici davrandıklarını belirten Sunay Kocagülle, özellikle taşın ışığı geçirme kapasitesi, şeffaflığı ve görsel dokusunun üretim aşamasındaki en önemli kriterleri olduğunu belirtiyor. İkili, bugüne kadar Muğla'nın Milas ve Yatağan ilçelerinden Eskişehir'e, Malatya'dan Ordu'nun Fatsa ve Ünye kıyılarına kadar Türkiye'nin pek çok farklı noktasında taş arayışlarını sürdürdü.

Yerli kaynaklarla ekonomiye değer katıyorlar

Kocagülle kuzenlerin en büyük motivasyonu, Türkiye'nin kendi topraklarında bulunan bu doğal güzelliklerin hak ettiği değeri görmesini sağlamak. Yurt dışından getirilen taşlara ödenen döviz yerine, yerli kaynakların işlenerek ekonomiye kazandırılmasının önemine dikkat çeken ikili, bu işi bir aile geleneği gibi sürdürüyor. Taşın ham halinden takı haline gelene kadar geçen her aşamada, doğanın sunduğu eşsiz renkleri ve dokuları korumaya özen gösteriyorlar. Ayvacık'taki atölyelerinde ürettikleri her bir parça, Türkiye'nin farklı bölgelerinden toplanmış birer hatıra niteliği taşıyor. Bu özverili çalışma, sadece bir takı üretimi değil, aynı zamanda ülkenin doğal mirasını koruma ve tanıtma çabası olarak da öne çıkıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız