Havadis | Yaşam | Erkek egemen dünyada bir kadın usta: Çekiç sesleri arasında huzuru buldu

Erkek egemen dünyada bir kadın usta: Çekiç sesleri arasında huzuru buldu

Gaziantep'te hobi olarak adım attığı bakırcılık atölyesinde 11 yılını geride bırakan Seda Çetin, bugün usta eğiticilik sertifikasıyla erkek meslektaşlarına meydan okuyor ve el emeği ürünleriyle geçimini sağlıyor.

Gaziantep'te hobi olarak adım attığı bakırcılık atölyesinde 11 yılını geride bırakan Seda Çetin, bugün usta eğiticilik sertifikasıyla erkek meslektaşlarına meydan okuyor ve el emeği ürünleriyle geçimini sağlıyor.

Erkek egemen dünyada bir kadın usta: Çekiç sesleri arasında huzuru buldu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Gaziantep'in köklü zanaat geleneği olan bakırcılık, uzun yıllar boyunca sadece erkeklerin hakimiyetinde bir alan olarak görülüyordu. Ancak 40 yaşındaki Seda Çetin, bu algıyı yıkarak atölyelerin tozlu ve gürültülü ortamında kendi başarı hikayesini yazmayı başardı. Bugün elinde çekiç ve kalemle bakıra hayat veren Çetin, sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda bu mesleği gelecek nesillere aktaran bir usta eğiticisi olarak dikkat çekiyor. Onun hikayesi, geleneksel bir mesleğin kadın eliyle nasıl yeniden şekillenebileceğinin en somut kanıtı olarak öne çıkıyor.

Hobi olarak başladı, yaşam biçimine dönüştü

Gaziantep Bakırlar ve Sedefçiler Odası tarafından kadınlara yönelik düzenlenen bir kursa katılarak bu kadim sanatla tanışan Seda Çetin, başlangıçta sadece merakını gidermek istiyordu. Ancak bakırın o sert yapısını sabırla işleyip estetik bir forma dönüştürmek, zamanla onun için bir tutkuya dönüştü. Kurs sürecinde gösterdiği üstün başarı ve öğrenme azmi, onu kısa sürede temel tekniklerin ötesine taşıdı. Dört yıl gibi kısa bir sürede Usta Eğiticilik sertifikasını alarak profesyonel kariyerine adım atan Çetin, o günden bu yana bakır tepsilerden cezvelere, mırralardan tencerelere kadar pek çok farklı ürüne kendi imzasını atıyor.

Bakırın ritmiyle gelen ruhsal dinginlik

Seda Çetin için bakır işlemek, sadece ekonomik bir kazanç kapısı değil, aynı zamanda günlük hayatın stresinden arındığı bir terapi yöntemi. Çekiç darbelerinin çıkardığı ritmik seslerin ve kalemle bakıra işlenen desenlerin kendisini sakinleştirdiğini belirten Çetin, atölyedeki her anını bir meditasyon gibi yaşıyor. Canı sıkıldığında veya bir şeye üzüldüğünde atölyeye sığınmanın, eline aldığı kalemle bakıra desen çizmenin tüm negatif enerjisini aldığını ifade ediyor. Üretim süreci ise tamamen işin detayına ve zorluk derecesine göre değişkenlik gösteriyor; bazen 15 dakikalık bir cezve işçiliği, bazen ise günlerce süren titiz bir tepsi çalışması onun gününü anlamlı kılıyor.

Kadınların gücünü atölye tezgahına taşıdı

Mesleğini icra ederken elde ettiği gelirle kendi ayakları üzerinde durmanın gururunu yaşayan Çetin, diğer kadınlara da ilham kaynağı olmayı hedefliyor. Bakırcılık gibi fiziksel güç ve yüksek sabır gerektiren bir alanda kadınların da en az erkekler kadar başarılı olabileceğini vurgulayan usta, azim ve hırsın olduğu her yerde başarının kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Kimseye minnet etmeden kendi geçimini sağlamanın verdiği özgüvenle, tüm kadınları bu mesleği öğrenmeye ve üretimin bir parçası olmaya davet ediyor. Seda Çetin, 11 yıllık tecrübesiyle sadece bakırı değil, aynı zamanda önyargıları da tek tek işleyerek dönüştürüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız