Eşinin 'Yapamazsın' dediği o meslekte 20 yılı devirdi: Şimdi elinden çıkan eserler devlet büyüklerine gidiyor

Zonguldak'ın Devrek ilçesinde ev hanımıyken eşinin mesleğine adım atan Fatime Ayvacı, kendisine inanmayanlara inat baston ustalığında iki on yılı geride bıraktı. Bugün atölyede eşiyle omuz omuza çalışan Ayvacı, el emeği göz nuru eserlerini Türkiye'nin dört bir yanına ve devlet büyüklerine ulaştırıyor.

Eşinin 'Yapamazsın' dediği o meslekte 20 yılı devirdi: Şimdi elinden çıkan eserler devlet büyüklerine gidiyor

Zonguldak'ın Devrek ilçesinde yaşayan Fatime Ayvacı'nın hikayesi, bir kadının azmiyle nasıl usta bir zanaatkâra dönüştüğünü gözler önüne seriyor. 2003 yılında kayınpederinin vefatı sonrasında eşine destek olmak amacıyla atölyenin satış kısmında görev almaya başlayan Ayvacı, o dönemde sadece bir ev hanımıydı. Ancak dükkanda geçirdiği vakitler, onun baston sanatına olan ilgisini uyandırdı. Eşinin kendisine yönelik 'Sen bu işi yapamazsın' şeklindeki çekincelerine rağmen, içindeki öğrenme isteğine engel olamadı. Bir arkadaşının cesaretlendirmesiyle zımpara ve boya işlerine girişen Ayvacı, zamanla bu zorlu zanaatın inceliklerini kavrayarak atölyenin vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

İnce işçilikle gelen ustalık

Bugün atölyede iş bölümü yaparak çalışmalarını sürdüren çift, üretim sürecini uyum içinde yürütüyor. Eşi bastonların kaba hallerini hazırlarken, Fatime Ayvacı işin en hassas ve detaylı kısımlarını üstleniyor. Yirmi yılın getirdiği tecrübeyle artık bastonların üzerindeki motiflere hayat veren Ayvacı, mesleğin fiziksel zorluklarına rağmen sanatını icra etmekten büyük keyif alıyor. Baston yapımında genellikle kızılcık ağacının tercih edildiğini belirten usta, ürünlerin üzerindeki işlemelerin fiyatları doğrudan etkilediğini ifade ediyor. Yılan figürlerinden baklava dilimlerine, helezonlardan burma motiflere kadar uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan atölyede, fiyatlar bin liradan başlayıp 15 bin liraya kadar çıkabiliyor. Özellikle yılan işlemeli modellerin estetik duruşu nedeniyle yoğun ilgi gördüğünü vurgulayan Ayvacı, her bir bastonun ayrı bir emek ve sabır gerektirdiğini dile getiriyor.

Asalet simgesi bastonların yolculuğu

Devrek denildiğinde akla gelen ilk iki değerden biri olan baston, Ayvacı için sadece bir ürün değil, aynı zamanda bir asalet simgesi. Günümüzde el emeği ürünlerin hak ettiği değeri tam olarak görmediğinden endişe duysa da, ürettikleri eserlerin ulaştığı noktalar onu gururlandırıyor. Türkiye'nin dört bir yanına kargo ile gönderilen bu özel bastonlar, zaman zaman devlet büyüklerine hediye olarak sunuluyor. Yurt dışından gelen turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği bu el yapımı eserler, Devrek'in kültürel mirasını sınırların ötesine taşıyor. Ayvacı, eşinin emekli olmasıyla birlikte çalışma temposunu biraz daha hafiflettiklerini ancak sağlıkları elverdiği sürece bu kadim mesleği sürdürmeye kararlı olduklarını belirtiyor.

Gelecek kaygısı ve zanaatın devamı

Yirmi yıl boyunca atölyenin tozunu yutan, ağacın kokusuna alışan Ayvacı, mesleğin yorucu yanlarını kabul etse de bu işi bırakmayı düşünmüyor. Eşiyle birlikte omuz omuza verdikleri bu mücadele, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda. El emeği ürünlerin geleceği konusunda duyduğu endişelere rağmen, her yeni bastonun üzerine işlediği motifle bu zanaatı yaşatmaya devam ediyor. Devrek'in simgesi haline gelen bu bastonlar, Ayvacı'nın 'yapamazsın' diyenlere karşı kazandığı en büyük zaferin nişanesi olarak atölyedeki yerini alıyor. Sağlıkları elverdiği sürece, bu zorlu ama bir o kadar da kıymetli mesleği gelecek kuşaklara aktarmanın sorumluluğunu taşımaya devam edeceklerini ifade ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız