Havadis | Yaşam | İzmir Körfezi'nde bitmek bilmeyen mesai: Yağmurun getirdiği binlerce tonluk yük

İzmir Körfezi'nde bitmek bilmeyen mesai: Yağmurun getirdiği binlerce tonluk yük

İzmir'de yağışlı havaların ardından kent merkezinden sürüklenerek Körfez'e ulaşan atıklar, belediye ekiplerinin yoğun çabasıyla temizleniyor. Deniz süpürgelerinden amfibi araçlara kadar geniş bir ekipman filosuyla yürütülen operasyonlarda, ekosistemi tehdit eden yıllık bin 500 tonluk atık yükü denizden arındırılıyor.

İzmir'de yağışlı havaların ardından kent merkezinden sürüklenerek Körfez'e ulaşan atıklar, belediye ekiplerinin yoğun çabasıyla temizleniyor. Deniz süpürgelerinden amfibi araçlara kadar geniş bir ekipman filosuyla yürütülen operasyonlarda, ekosistemi tehdit eden yıllık bin 500 tonluk atık yükü denizden arındırılıyor.

İzmir Körfezi'nde bitmek bilmeyen mesai: Yağmurun getirdiği binlerce tonluk yük
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İzmir Körfezi, özellikle şiddetli yağışların ardından kentin dört bir yanından gelen atıkların biriktiği bir son durak haline geliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Deniz Koruma Şube Müdürlüğü ekipleri, deniz ekosistemini ciddi şekilde tehdit eden bu kirlilikle mücadele etmek için haftanın yedi günü aralıksız bir çalışma yürütüyor. Karataş sahili başta olmak üzere Körfez'in çeşitli noktalarında eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlar, hem denizden hem de karadan yürütülen hummalı bir temizlik sürecini kapsıyor.

Sokaklardan denize uzanan kirlilik zinciri

Deniz Koruma Şube Müdürlüğü Bölge Sorumlusu Saygın Yörük, karşı karşıya kaldıkları kirliliğin sadece kıyılardan kaynaklanmadığını, aslında kentin çok uzak noktalarından gelen atıkların bir sonucu olduğunu vurguluyor. Yörük, denize kıyısı olmayan bölgelerde yere atılan bir çöpün bile rüzgâr, yağmur ve sel suları aracılığıyla dere yataklarına, oradan da nihayetinde Körfez'e ulaştığını belirtiyor. Bu durum, denizdeki kirlilik yükünün kaynağının aslında tüm şehir olduğunu gözler önüne seriyor. Ekipler, bu atıkların deniz yaşamına zarar vermemesi için büyük bir özveriyle çalışıyor.

Teknolojinin gücüyle zorlu noktalara müdahale

Körfez'deki temizlik faaliyetleri, kirliliğin türüne ve bulunduğu bölgenin coğrafi yapısına göre farklı ekipmanlarla gerçekleştiriliyor. Deniz süpürge gemileri, su yüzeyindeki atıkları toplamak için aktif bir şekilde görev yaparken, kıyı şeridindeki temizlik ekipleri kara araçlarıyla destek sağlıyor. Ancak bazı bölgeler, standart araçların ulaşamayacağı kadar zorlu olabiliyor. İşte bu noktada devreye giren amfibi araçlar, gemilerin yanaşamadığı veya kepçelerin erişemediği sığ ve girintili alanlara girerek atıkları temizliyor. Bu çok yönlü müdahale stratejisi, Körfez'in her köşesinin korunmasını mümkün kılıyor.

Yıllık bin 500 tonluk devasa atık bilançosu

Yapılan çalışmaların boyutunu ortaya koyan en çarpıcı veri ise yıllık atık miktarı oluyor. Körfez'den her yıl ortalama bin 500 ton atık çıkarılıyor ve bu atıkların büyük bir kısmını evsel çöpler oluşturuyor. Bu durum sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda deniz ekosistemini de ciddi bir baskı altına alıyor. Saygın Yörük, temizlik ekiplerinin ne kadar yoğun çalışırsa çalışsın, asıl çözümün kirliliği kaynağında önlemek olduğunu ifade ediyor. Denizleri ve su kaynaklarını korumanın bir vatandaşlık görevi olduğunu hatırlatan Yörük, temizlemenin en etkili yolunun hiç kirletmemek olduğunun altını çiziyor. Yaşadığımız her alanı temiz tutmak, sadece bugünü değil, gelecekteki deniz ekosistemini de korumak anlamına geliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız