Adana'nın Kozan ilçesinde 8 Eylül tarihinde başlayan ve kısa sürede İmamoğlu ile Aladağ ilçelerine kadar yayılan orman yangını, bölge halkı için büyük bir travmaya dönüştü. Günlerce süren yoğun mücadelenin ardından kontrol altına alınan yangın bölgesinde, ekiplerin soğutma çalışmaları titizlikle devam ediyor. Ancak alevlerin söndürülmüş olması, geride bıraktığı derin yaraları kapatmaya yetmiyor. Bölgenin doğal dokusunu tamamen yok eden yangın, sadece ormanları değil, aynı zamanda insanların yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını da küle çevirdi.
Gözler önündeki büyük yıkım
Bölgedeki tahribatın boyutu, Enizçakırı Mahallesi üzerinde gerçekleştirilen dron çekimleriyle çok daha net bir şekilde anlaşıldı. Hektarlarca ormanlık alanın tamamen yok olduğu bölgede, Süleyman Çakır tarafından yangından sadece iki gün önce kaydedilen görüntüler, felaketin ne kadar ani ve yıkıcı olduğunu kanıtlıyor. Öncesinde yemyeşil bir doğa harikası olan bölge, bugün sadece kararmış ağaç gövdeleri ve gri bir kül tabakasıyla kaplı durumda. Yangın, ormanların yanı sıra Çakır'a ait evi de yutarken, bölgedeki zeytin, nar ve dut ağaçlarından geriye hiçbir şey kalmadı.
Bir kıvılcımla başlayan kabus
Yangın anına tanıklık eden ve alevlerle mücadele etmek için büyük çaba sarf eden Zekeriya Bozkurt, felaketin nasıl bir hızla yayıldığını dehşetle anlattı. Olay günü saat 12.30 sularında elektrik tellerinden kaynaklandığı düşünülen bir kıvılcımla başlayan yangının, şiddetli poyrazın etkisiyle bir anda kontrolden çıktığını ifade etti. Bozkurt, alevlerin bir anda her tarafı sardığını ve poyrazın etkisiyle yangının önünü kesmenin imkansız hale geldiğini belirtti. Kendi ağaçlarını ve evini kurtarmak için kürekle müdahale etmeye çalıştığını, ancak alevlerin hızı karşısında çaresiz kaldığını dile getirdi.
Can havliyle kaçış
Bölgedeki dört evin tamamen yandığı felaket sırasında, komşularının yardımına koştuğunu ve sabaha kadar uyumadan mücadele ettiğini söyleyen Bozkurt, orman ekiplerinin uyarısıyla son anda kurtulduğunu ifade etti. Alevlerin etrafını sardığını fark eden ekiplerin kendisine kaçması gerektiğini söylediğini belirten Bozkurt, o anları şu sözlerle özetledi: Ormancılar buranın tamamen sarıldığını söyleyerek beni uyardılar. Eğer o an kaçmasaydım, alevlerin arasında kalıp yanacaktım. Yangın her tarafı sardı ve biz sadece canımızı kurtarabildik. Bugün bölgede sadece soğutma çalışmaları değil, aynı zamanda bu büyük kaybın yas süreci de yaşanıyor.