Aydın’ın turizm ve biyoçeşitlilik merkezi Kuşadası Körfezi, son günlerde yaşanan üzücü bir çevre felaketiyle sarsıldı. Balık avı sezonunun başlamasının hemen ardından, kıyıya vuran 4 deniz kaplumbağası cansız bedeni, bölgedeki deniz yaşamının ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, ölen canlıların 3’ünün genç yeşil deniz kaplumbağası, 1’inin ise yetişkin bir caretta caretta olduğu tespit edildi. Bölgedeki duyarlı vatandaşların ihbarı üzerine harekete geçen uzmanlar, kaplumbağaların üzerinde herhangi bir dış yara veya darp izine rastlamadı. Bu durum, ölümlerin fiziksel bir saldırıdan ziyade, deniz tabanında yürütülen kontrolsüz avcılık faaliyetlerinden kaynaklandığı şüphesini güçlendirdi.
Trol ağları deniz yaşamını tehdit ediyor
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yaşanan bu trajik kaybın balık avı sezonunun açılmasıyla eş zamanlı gerçekleşmesine dikkat çekerek, trol teknelerinin deniz tabanını adeta bir süpürge gibi taramasının kaplumbağalar için ölümcül bir risk oluşturduğunu vurguladı. Bilimsel veriler, trol ağlarının su altında uzun süre kalmasının, ağlara tesadüfen takılan deniz canlılarının nefes alamayarak boğulmasına yol açtığını açıkça ortaya koyuyor. Ölen kaplumbağalardan alınan doku ve kabuk örnekleri, detaylı incelemeler için Adnan Menderes Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuz Türkozan’a ulaştırıldı. Sürücü, özellikle kıyıya çok yakın bölgelerde dahi gece saatlerinde trol teknelerinin avlandığının gözlemlendiğini belirterek, bu faaliyetlerin sadece kaplumbağaları değil, tüm denizel ekosistemi geri dönülemez şekilde tahrip ettiğini ifade etti.
Deniz çayırları ve arkeolojik miras tehlikede
Trol avcılığının yarattığı tahribatın sadece canlı ölümleriyle sınırlı kalmadığını belirten Sürücü, deniz tabanındaki Posidonia oceanica deniz çayırlarının da bu faaliyetlerden büyük zarar gördüğünü belirtti. Bu çayırlar, karbon tutma kapasiteleri ve birçok deniz canlısına sağladıkları yaşam alanı ile ekosistemin akciğerleri konumunda bulunuyor. Ayrıca, trol ağlarının deniz tabanındaki taşları ve habitatları yerinden oynatması, su altı arkeolojisi açısından paha biçilemez değerdeki amforaların ve tarihi kalıntıların da yok olmasına neden oluyor. Teknelerin küpeştelerinde usturmaça olarak kullanılan atık araç lastiklerinin denize bırakılması ise ayrı bir kirlilik boyutu oluşturuyor. Bu lastikler, hassas deniz çayırlarının üzerine çökerek canlıların barınma ve üreme alanlarını fiziksel olarak yok ediyor.
Körfez için acil koruma çağrısı
Kuşadası Körfezi’nin yunuslar, Akdeniz fokları ve nesli koruma altındaki deniz kaplumbağaları için hayati bir yuva olduğunu hatırlatan Bahattin Sürücü, yetkililere seslenerek körfezin trol avcılığına tamamen kapatılması gerektiğini savundu. Sürücü, denizel biyoçeşitliliğin korunmasının sadece bir doğa meselesi değil, aynı zamanda yerel kıyı balıkçılığının geleceği için de bir zorunluluk olduğunu belirtti. Körfezi korumanın, aslında geleceği korumak anlamına geldiğini ifade eden Sürücü, bu süreçte duyarlılık göstererek ölü kaplumbağaları fark edip derneğe bildiren Seval Fatma Kadı, Ayşe Gerçek, Erkan Beydilli ve Ataberk Dayan gibi vatandaşlara teşekkürlerini iletti. Uzmanlar, trol faaliyetlerinin durdurulmaması durumunda, körfezdeki hassas dengelerin daha fazla bozulacağı ve benzer acı tabloların tekrarlanacağı konusunda uyarılarını yineliyor.